- Henüz kategori yok.
-
X (Twitter) Küresel Çapta Kesinti Yaşıyor: Kullanıcıla…02.04.2026
-
Xiaomi HyperOS 3.1 Küresel Dağıtıma Başladı: Android 1…02.04.2026
-
BDDK Kararıyla Kredi ve Kart Borç Yapılandırmasında So…02.04.2026
-
AJet'ten İkinci Yıl Dönümüne Özel Yüzde 20 Yurt İçi Uç…02.04.2026
-
Yağışlı Hava Trendyol'da E-ticaret Alışveriş Alışkanlı…02.04.2026
-
Wordle Güncel Çözümleri ve İpuçları: Nisan 2026 Bulmac…02.04.2026
-
Evrim Alasya ve Kerem Alışık Aşklarına Yeniden Şans Ve…02.04.2026
-
Endonezya'da 7.4 Büyüklüğünde Deprem: Tsunami Uyarısı …02.04.2026
-
DNA Kanıtıyla Çözüldü: Ted Bundy, 51 Yıllık Cinayet Do…02.04.2026
-
Mart Ayı Enflasyon Beklentileri ve Kritik Açıklanma Ta…02.04.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
Bilgi Felsefesi
Biliyoruz ki ancak zerre kadar bir bilginin efendisiyiz. Kalan sonsuz büyüklükteki bilinmezliğinse kölesiyiz.
Bir açıdan, bilgi özgürlüktü. Size yapabilecekleri en küçük şey her şeyken, size yapabilecekleri en büyük şey artık dehşet uyandırmaz oluyordu.
Doğru, gerekliğin bir kopyası değildir ama, bilim ve insanlığın binlerce yıllık deneyimi göstermektedir ki, doğru nesneldir. Doğru, nesnel olarak var olan dünyayı yansıtır ve içeriği, kişinin bilincine bağlı değildir.
İki tür bilgi vardır; ya konuyu kendimiz biliriz ya da o konuyu nerede bulabileceğimizi.
Tecrübelere dayanan bütün bilgiler şartlı geçerliliğe sahiptirler ancak. Bu ilkelerin gözden geçirilmeye ihtiyaçları vardır. Bunlar su götürmez değildir.
İdrak etmek, var olan bir şeyi tanımaktır her zaman. Bu kuşkuculuğun da, Kantçı eleştiri tutumunun da, reddedemeyecekleri bir hakikattir.
Mutlak kesinlikteki bir bilgiye ulaşabilmemiz için tecrübelere değil de, düşünmeye dayanan sentetik yargılara inanmalıyız.
Düşünme fiilinin doğru olup olmadığını, hiçbir zaman öğrenemeyiz. Ne ampirik olarak, ne de mantıksal olarak.
Gerçekliği, sakat gözler ve kulaklarla algılayan insan, görüngülerin ardındaki kaynağa gereksinme duyar.
Dış dünyayı algılayamayız. Bu dış dünyanın, içimizdeki öznel uyarılarını algılarız sadece.