Gerçek düşmanlarımız cehalet, nefret, ihtiras, kıskançlık ve gurur gibi zihin halleridir. Sadece bunlar mutluluğumuzu yok edebilir. Özellikle de öfke ve nefret.
- Henüz kategori yok.
-
NATO Zirvesi'nde VIP Konuklara Özel TOGG Limuzinler Ta…06.07.2026
-
Anthony Nwakaeme'den Trabzonspor'a Vefa Dersi: Süper L…06.07.2026
-
2026 KPSS Lise, Ön Lisans ve Lisans Başvuru ile Sınav …06.07.2026
-
Erling Haaland'ın Rekor Performansı, Sergen Yalçın'ın …06.07.2026
-
Öğle Namazı: İslam'da Gün Ortası İbadetinin Önemi06.07.2026
-
MEB'den LGS Tercihleri ve Okul Araştırması İçin Yenili…06.07.2026
-
İzmir Belediyeleri Dev Taşınmaz Satışlarını Sürdürüyor…06.07.2026
-
Bankaların Güncel Vadeli Mevduat Faiz Oranları: Yatırı…06.07.2026
-
Dünya Kupası'nda Siyasi Müdahale Krizi: Balogun Kararı…06.07.2026
-
Jordan Henderson Dünya Kupası Kutlamasında Ciddi Bilek…06.07.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
Benzer Sözler
Birer hasta adamız hepimiz, hastalığımızın kaynağından habersiz, Bazılarımız öfkesini bilmiyor, Bazılarımız suçunu, Bazılarımız hatasını, Bazılarımız nefretini, Acınacak haldeyiz, Hastalığımızın kaynağını bilmiyoruz.
Yaşamımızdaki ışığın, aydınlığın dinamosu akıl, mutluluğun kaynağı ise sevgidir, aşktır ve hoşgörüdür. İnsanın yaşamında oluşan gölgeler, karanlıklar akla sırt çevirmekle, mutsuzluk ise sevgi ve hoşgörünün nefrete dönüşmesiyle oluşur. Aynı zaman dilimi içerisinde yaşayan insanların bir bölümünün yaşamlarına akıl ve sevgi şekillendirirken, çağın gerisinde kalmışların yaşamlarına sorgulanmamış itikatlar, alışkanlıklar, masallar ve de kendi çemberlerinin dışındakilere karşı duydukları kin ve nefret yön verir.
Eğer bir din insanları mutsuz ediyorsa, sizi nefrete sürüklüyorsa o Allah'ın dini değildir. Çünkü din insanları mutlu etmek ve birleştirmek için vardır.
Kavgayı bir yaprağın üzerine yazmak isterdim; sonbahar gelsin, yaprak dökülsün diye. Öfkeyi bir bulutun üzerine yazmak isterdim; yağmur yağsın, bulut yok olsun diye. Nefreti karların üzerine yazmak isterdim; güneş açsın, karlar erisin diye. Ve dostluğu ve sevgiyi yeni doğmuş tüm bebeklerin yüreğine yazmak isterdim; onlarla birlikte büyüsün, bütün dünyayı sarsın diye.
Herkesin görmesi, önyargı ve cehaleti ele geçirmesi, bilgi, samimiyet ve sevgi ile nefret etmesinden gurur duyuyorum.
Eğer benim ve günümüz gençlerinin içindeki nefreti çıkartıp sonra bu nefretten silah üretirseniz hafif bir parmak darbesi bile bütün dünyayı yok etmeye yeter.
Tüm sınırlamalar kişiyi mutlu kılar. Görme, etki ve temas alanımız ne denli dar ise o denli mutlu oluruz; ne denli geniş ise o denli sıklıkta kendimizi azap içinde ya da ürkütülmüş duyumsarız. Çünkü bu alanla birlikte kaygılar, istekler, ürkünç şeyler de çoğalır ve büyür...
Cehalet cahiller için mutluluk verici olabilir fakat diğerlerimiz için tam bir baş belasıdır.
Eğer insanları önyargılarından kurtaracak bir şey yapabilirsem, kendimi ölümlülerin en mutlusu sayarım. Önyargı dediğim, bazı şeyleri bilmemek değil, kendini bilmemektir.
Din akla karşıdır; insanlığın mutluluğa ulaşmasını engeller; siyasal zorbalığa elverişli zemin hazırlar. Dinleri bilgisizlik ve korku doğurmuş; “eğitim”, “alışkanlık” ve “zorbalık” geliştirmiş; baştaki büyükler ve zenginler de onu çıkarlarına uygun bularak korumuşlardır.
Nefret dolu, kinci kimselere kızmamalıyız. Onlar adına üzülmeliyiz. Onlar bize zarar veremezler. Onlar Allah'ın dinine zarar veremezler. Yalnızca kendilerine zarar verirler.