Birkaç kere karşılaştık. İyi biri. Rockstar kelimesini sonuna kadar yaşayan bir adam. Etrafında sürekli korumaları var. Duştayken bile kendini bie rockstar gibi hissedebiliyor. Tabii bu da başa bela. Onun durumunda olmak istemezdim. Sürekli kendini allayıp pullaması gerekiyor. Ben ise konser bittikten sonra pantolonumu çıkarıp rahatlıyorum. Hepsi bu.
- Henüz kategori yok.
-
Diyarbakır'da Kürt Dilinde Standardizasyon İçin Yeni Y…20.05.2026
-
Balıkesir'de 4 Günlük Sağanak Alarmı: Sıcaklıklar Anid…20.05.2026
-
Ismail Saibari Eredivisie'nin En İyi Oyuncusu Seçildi,…20.05.2026
-
Polonya Voleybol Milli Takımı, Avrupa Şampiyonası Önce…19.05.2026
-
CHP'deki İç Tartışmalar, Özgür Özel Liderliği ve Medya…19.05.2026
-
Cumhurbaşkanı Kararıyla Çok Sayıda Kamu Taşınmazı ve B…19.05.2026
-
18 Mayıs 2026 Çılgın Sayısal Loto Çekilişi: Rekor İkra…19.05.2026
-
2026 Kurban Bayramı Öncesi Emekli Maaş ve İkramiye Öde…19.05.2026
-
Giresun'da Şaşırtan Görüntüler: Tünelde Ayı Koşusu ve …19.05.2026
-
Hurghada-Münih Uçağı Belgrad'a Acil İniş Yaptı: Kabind…19.05.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
Till Lindemann
Çocukken reklamlarda gördüğüm aptalca şeyleri almaya meraklıydım. Şimdi tüm bunlara sahibim ve o yüzden gereksizce alınan şeylerin insanı nasıl bir gerizekalıya çevirdiğini anlayabiliyorum. Doğu Almanya'da çok fazla imkan yoktu ama en azından birlik ve beraberlik vardı. Şimdi gırtlağımıza kadar egoya, tüketim çılgınlığına ve bencilliğe battık. Artık ticaret arkadaşlıktan önce geliyor.
Çoğunlukla hayatın karanlık tarafındayım. Düşüncelerim söz konusuysa gotik olduğunu söyleyebilirim. Hüzünlü ve karamsarım.
Eğer benim ve günümüz gençlerinin içindeki nefreti çıkartıp sonra bu nefretten silah üretirseniz hafif bir parmak darbesi bile bütün dünyayı yok etmeye yeter.
Bir kadının yaşı, kilosu, karakteri ne olursa olsun onu yatağa atmak isteyecek birileri mutlaka bulunur.
Yalnızlık bazen yaratıcılığımı güçlendiriyor. Bir bardak şarap daha içip kendinizi daha kötü hissediyorsunuz. Acı çekmeden sanat yapılmaz. Sanat acıyı dengelemek için vardır.
Nekrofili ve sübyancı sapıklar konusunda çok fazla güncel şarkı duyamazsınız. Biz şarkılarımızda bunlardan bahsediyoruz. İnsanların duygularını açığa çıkarıyoruz. Çünkü bir çok insan bu konulardan endişe duyuyor. Aynı zamanda ilgi çekici de geliyor. Şarkıları söylerken birinci ağızdan söylüyorum. Böylece daha etkili oluyor. Şarkıdaki sapık ben oluyorum. Zira bence üçüncü ağızdan yazıp diğerini suçlamak korkaklık olur.
Bir dönem sahnede kazayla yanıyormuşum gibi yapıyorduk. Bacağım yanlışlıkla alev alıyordu ve Flake elindeki yangın söndürücüyle yanıma koşuyordu. Söndürücünün içinde bir çeşit gaz vardı, böylece tamamen alev alıyordum. Sonra birden müziği kesiyor ve ortamdaki ışıkları açıyorduk. Ben yerlerde deli gibi yuvarlanırken yanıma asistanlar gelip söndürmeye çalışıyordu. Bunu yaklaşık 20 kere tekrarladık. Seyirciler bunu gerçek zannedip paniklediği için artık yapmıyoruz. Sahne şovu konusundaki sınırımız buydu.