- Henüz kategori yok.
-
2026 KPSS Lise, Ön Lisans ve Lisans Başvuru ile Sınav …06.07.2026
-
Erling Haaland'ın Rekor Performansı, Sergen Yalçın'ın …06.07.2026
-
Öğle Namazı: İslam'da Gün Ortası İbadetinin Önemi06.07.2026
-
MEB'den LGS Tercihleri ve Okul Araştırması İçin Yenili…06.07.2026
-
İzmir Belediyeleri Dev Taşınmaz Satışlarını Sürdürüyor…06.07.2026
-
Bankaların Güncel Vadeli Mevduat Faiz Oranları: Yatırı…06.07.2026
-
Dünya Kupası'nda Siyasi Müdahale Krizi: Balogun Kararı…06.07.2026
-
Jordan Henderson Dünya Kupası Kutlamasında Ciddi Bilek…06.07.2026
-
Hamaney'in Cenazesi ve Savaşın Geleceği: İran'da Yükse…06.07.2026
-
Nevşehir ve İlçelerinde Bugün Vefat Eden Vatandaşlarım…06.07.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
#düşman
Özgürlüğün düşmanları israf, uyuşukluk, kayıtsızlık, ahlaksızlık ve boş yere bir şeyin sinsi tutumudur.
Değişim, güneş ışığı gibi, bir dost ya da düşman, bir şafak ya da bir alacakaranlık olabilir.
Zorba yönetimler ve despotluklar, kendi yönetimlerini haklı çıkarmak için bir dış düşmanın tehdidine ihtiyaç duyarlar. Böyle bir düşman yoksa icat ederler.
ABD, bize düşman. Yaşam tarzımıza, fikirlerimize, değerlerimize düşman. Filozoflarımızı ve düşünürlerimizi öldürdüler.
Düşmanlarınız mı var? Niye, gerçekten büyük bir iş başaran ya da yeni bir düşünce oluşturan her insanın öyküsüdür bu.
Bir dost, bir gafınla veya hatanla seni ezmeye ve ezdirmeye kalkıyorsa zaten dostun olmamıştır. Gariptir ki, dost-düşman böyle anlaşılıyor.
Türklerden bahsediyorum... Düşmanına saldırırken amansız bir kasırgaya, korkunç bir denize ve insafsız bir yıldırıma benzeyen Türk; dost yanında ve silahsız düşman karşısında bir seher yelidir, berrak bir göldür. Gönül açan bu yeli yıldırma, göz kamaştıran bu gölü coşkun bir denize çevirmek, tabiatı da inciten bir gaflet olur.
Gerçek düşmanlarımız cehalet, nefret, ihtiras, kıskançlık ve gurur gibi zihin halleridir. Sadece bunlar mutluluğumuzu yok edebilir. Özellikle de öfke ve nefret.
Dinimizin ve milliyetimizin düşmanları, din ve milliyet gibi iki mukaddes varlığımızı birbirine düşman göstermek oyunundan kolay kolay vazgeçeceğe benzemiyor.
Kılıcımız parladıkça düşmanın gözü ondan ayrılıp bizi göremez. Ama Allah esirgesin, bir gün paslanır da yaltırıklanmazsa düşman bizi görmek değil, bir de tepeden bakar.