Kekelediğimiz ilk kelimeler bilgimizin temel taşlarıdır ve dadılarımız ilk mantık öğretmenlerimizdir.
- Henüz kategori yok.
-
Süper Lig'in 28. Haftasında Kritik Derbilerin Hakemler…02.04.2026
-
Fenerbahçe-Beşiktaş Derbisi Öncesi Kritik Gelişmeler: …02.04.2026
-
Mehmet Ali Erbil'in Annesi Yurdagül Eken 84 Yaşında Ha…02.04.2026
-
A Milli Takım 24 Yıllık Hasrete Son Verdi: 2026 Dünya …02.04.2026
-
ATA AÖF 2026 Bahar Dönemi Sınav Takvimi ve Eskişehir U…02.04.2026
-
Prof. Dr. Bülent Akdoğan'ın Vefatı Tıp Dünyasını Yasa …02.04.2026
-
X (Twitter) Küresel Çapta Kesinti Yaşıyor: Kullanıcıla…02.04.2026
-
Xiaomi HyperOS 3.1 Küresel Dağıtıma Başladı: Android 1…02.04.2026
-
BDDK Kararıyla Kredi ve Kart Borç Yapılandırmasında So…02.04.2026
-
AJet'ten İkinci Yıl Dönümüne Özel Yüzde 20 Yurt İçi Uç…02.04.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
#çocukluk
Konuşmayı çok severim. Küçükken hep profesyonel bir konuşmacı olmak isterdim. Bunu anneme söylediğimde bana şu cevabı verirdi: "Harika, sen ileride Amerika Birleşik Devletleri Başkanı olmalısın!"
Dini düşüncelerin başlangıcı, genellikle vahşi milletlerin henüz çocukluk halinde bulunduğu dönemdir.
`The Velvet Rope` (Kadife Halat) ismiyle bu ayrımı ve bu ayrılmışlığın verdiği hisleri ortaya koymak istedim. Tüm hayatım boyunca, ben bu halatın her iki tarafında da yer aldım. Özellikle çocukluğumda, kendimi çok yalnız, yanlış anlaşılmış ve terkedilmiş hissettim.
Mahallede biriyle kavga ettiğimde annem benim için değil öteki çocuk için endişelenirdi.
Hayatta iki devre vardır. Çocukluk, ihtiyarlık... Yeni doğan çocuk nasıl yürüyemez, söyleyemezse, ihtiyar da yavaş yavaş insani güçlerinden kalır... Yetiştirilmiş evlat işte o zaman bu kocamışa destek olur. Oğullarının, kızlarının kollarında sarsak sarsak yürüyen babaları hiç görmediniz mi?
Ben sadece fazlasıyla ciddiye almıştım, küçükken babamın bana birini üzdüğümde söylediği o sözü. “Kendini karşındakinin yerine koy” ve ilk başlarda bunu o kadar çok yapmıştım ki, bir gün dönüş yolunu yani kendimi bulamadım.
Çocukluk, anlamı bilinmeyen derin acılarla doludur. Bağırsak ağrısı, boğmaca öksürüğü, hayalet korkusu, cehennemi ve şeytanı saymıyorum bile.
Sorun çaresizlik değil, isteksizlik. İsteksiziz, çünkü çocuklukta bize uygulanan ilk şey, içimizdeki isteği öldürmektir.
Okul kilisesinde çocukların bize dağıttıkları, İsa'nın nasıl çocuklara merhamet ettiğini, onlara nasıl güler yüz gösterdiğini belirten o renkli resimler de yalanmış.
Çocuksun daha, ana kucağındaki bebek evini ne kadar tanıyorsa sen de hayatı o kadar tanıyorsun.
Peri masalları, çocuklara, ejderhaların var olduğunu öğretmez. Çocuklar ejderhaların var olduğunu zaten bilirler. Peri masalları, ejderhaların öldürülebildiğini öğretir.
Geriye bakıp çocukluğumu anımsadığımda, nasıl hayatta kalabildiğime hala şaşarım. Kötü bir çocukluktu; mutlu bir çocukluğun pek kayda değer yanı yoktur zaten.