İnsan toplumlarının ve bireysel kaderin evriminde olduğu gibi, hayatın evriminde de en büyük başarıları, en ağır tehlikeleri göze alanlar elde etmiştir.
- Henüz kategori yok.
-
Diyarbakır'da Kürt Dilinde Standardizasyon İçin Yeni Y…20.05.2026
-
Balıkesir'de 4 Günlük Sağanak Alarmı: Sıcaklıklar Anid…20.05.2026
-
Ismail Saibari Eredivisie'nin En İyi Oyuncusu Seçildi,…20.05.2026
-
Polonya Voleybol Milli Takımı, Avrupa Şampiyonası Önce…19.05.2026
-
CHP'deki İç Tartışmalar, Özgür Özel Liderliği ve Medya…19.05.2026
-
Cumhurbaşkanı Kararıyla Çok Sayıda Kamu Taşınmazı ve B…19.05.2026
-
18 Mayıs 2026 Çılgın Sayısal Loto Çekilişi: Rekor İkra…19.05.2026
-
2026 Kurban Bayramı Öncesi Emekli Maaş ve İkramiye Öde…19.05.2026
-
Giresun'da Şaşırtan Görüntüler: Tünelde Ayı Koşusu ve …19.05.2026
-
Hurghada-Münih Uçağı Belgrad'a Acil İniş Yaptı: Kabind…19.05.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
Henri Bergson
Zaman içinde düşünüldüğünde hayat durmadan yaşlanan bir varlığın sürekli gelişimidir:Hayat asla geriye dönmez,kendini asla tekrar etmez.
Genellikle, bilmek için bilmeyi değil, bir taraf tutmak için, bir fayda sağlamak için ve en nihayet elde edilecek bir menfaat için bilmeyi hedefleriz.
Arzuları uğruna çabalayacakları o dar yolda, boş verin, ter döküp didinsinler; haset, tıpkı yıldırım gibi, önce yüksekleri vurur.
Çabanın amacı kendini olabildiğince maddenin kulluğundan kurtarmak ve sonuç olarak kendi özgürlüğünü yaşamaktır.
Toplum bizden başka bir şey daha talep eder. Hayatta kalmamız yeterli değildir onun için, iyi yaşamamız da gerekir.
Artık yavaş yavaş rolünün sonuna geldiğini hissetmeyen canlı yoktur; ve Yaşamak, yaşlanmak demektir.
Evrende gerçek değişimlerin olabilmesi için, hareketli olanın sahiden yani içeriden değişmesi gerekir.
Ne kadar ileriye gidebileceğimizi bilmenin tek bir yöntemi var: yola çıkmak ve yürümeye başlamak.
Ben yeryüzündeki hayatın bütün evrimini hayat hamlesinin bir çabası, ürünü gibi görüyorum.
Felsefe, saf bir biçimde kendimize ve etrafımıza bakma kararımızdan başka bir şey değildir.
Demek ki artık kendimiz olmaktan çıktığımız noktada taklit edilebilir olmaya başlıyoruz.