Yaşamak kalpteki şeytanlarla olduğu gibi beyindekilerle de savaşmaktır. Yazmak bir kişinin kendi yargılama gününe başkanlık etmesidir.
- Henüz kategori yok.
-
NATO Zirvesi'nde VIP Konuklara Özel TOGG Limuzinler Ta…06.07.2026
-
Anthony Nwakaeme'den Trabzonspor'a Vefa Dersi: Süper L…06.07.2026
-
2026 KPSS Lise, Ön Lisans ve Lisans Başvuru ile Sınav …06.07.2026
-
Erling Haaland'ın Rekor Performansı, Sergen Yalçın'ın …06.07.2026
-
Öğle Namazı: İslam'da Gün Ortası İbadetinin Önemi06.07.2026
-
MEB'den LGS Tercihleri ve Okul Araştırması İçin Yenili…06.07.2026
-
İzmir Belediyeleri Dev Taşınmaz Satışlarını Sürdürüyor…06.07.2026
-
Bankaların Güncel Vadeli Mevduat Faiz Oranları: Yatırı…06.07.2026
-
Dünya Kupası'nda Siyasi Müdahale Krizi: Balogun Kararı…06.07.2026
-
Jordan Henderson Dünya Kupası Kutlamasında Ciddi Bilek…06.07.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
#yazmak
Eğer düşündüğüm her şeyi aklımda tutabilecek kadar güçlü bir hafızam olsaydı, bana öyle geliyor ki hiçbir şey yazmazdım.
Ağaçlar yerin gök üstüne yazdığı şiirlerdir. Biz onları devirir, kağıda çeviririz, üstüne kofluğumuzu kaydedebilelim diye.
Yazmayı yazmak için severim. Bir insanın nasıl sesi olur da söylerse ben de bir kuş öter gibi yazdım. Yazmak hayatımın büyük bir hazzıdır. Ve katiyen şöhret düşünmezdim. Çocukluğumdan beri içimden çıkmak isteyen bir sanat arzusu vardı. Çocukken de hikâyeler tasavvur eder, o vakit hikâyelerimi bir aktris gibi oynardım. Hiçbir gaye düşünmedim.
Yazarlar bilirler ki bazen yazılacak şeyler; bir çekmecede yıllar boyunca beklemiştir ve ancak onlar hakkında yazacak kapasiteye ulaştıklarında ortaya çıkmışlardır.
On altı yaşımdayken birdenbire sözcüklerin salt tadını, başka deyişle, sözcüklerin sesleriyle çağrışımlarını keşfettim … Para kazanmak gereksinimini bir yana bırakırsak, düzyazı için gerekli olan en az dört ana yazma nedeni (salt bencillik, estetik merak, tarihsel dürtü, siyasal amaç) olduğunu sanıyorum. Bunlar her yazarda değişik ölçülerde bulunur ve bu oranlar yazarın içinde yaşadığı çevreye göre zaman zaman değişir.
Çok yazmak, çabuk yazmak hiç de önemli değildir. Dünya nasıl yazdığınıza değil, ne yazdığınıza bakar.
Yazmaya devam etmemin nedeni, önem verdiğim vahşi yerlerin kaderleri hakkındaki en güçlü mesajlarımın hem sözcüklerin hem de resimlerin olması gerektiğidir.
En zor şeylerden birisi ilk paragraftır. İlk paragraf için aylarca uğraştığım oldu ve gerisi kolaylıkla gelir.
...Yorulmadım hiçbir zaman O yoksul sevgili gibi dağ başlarında Karda kalmış, darda kalmış yolcular için yazmaktan
“Bir sanatçı olarak yazar, anlayabildiğime göre, günün her saatinde ve her yerde, dünyaya yazmak diye bir tutkuyla bakar. Sürekli bir uyanıklık içindedir.
Önemli olan on sayfa yazıp bir cümle söylemek değil, bir cümle yazıp on sayfa söylemektir.
"Ne iş yapıyorsun?" diye sordu. "Ansiklopedi işindeyim." "Ansiklopedi mi pazarlıyorsun?" "Hayır, yazıyorum." "Ne Ansiklopedisi?" "Hisler Ansiklopedisi. İnsan duygularını sınıflandırıyorum. Biraz saçma gözükebilir ama gerçek. Üçüncü cilde geldim. Üçüncü defter yani." "A’dan Z’ye mi gidiyorsun?" "Hayır, en zararsız duygulardan başladım en çok yaralayanlara doğru gidiyorum." "İyi o zaman," dedi. "Bir gün bitirirsen haber ver. Okumaya sondan başlayayım."
Nice anlı şanlı köşe yazarları tanıdım ki, sofralarda, arkadaş ve eş dost sohbetlerinde ahkâm keserler, konuşurlar, bol kepçe eleştirirler. Konuşurken mangalda kül bırakmazlar. Bazen 'bunları yazsana!' derim. Fakat yazamazlar. Konuşmak kolaydır, yazmak zor! Korkarlar, işlerine gelmez! Masa başında 'aslan' kesilenler, yazı yazmaya gelince 'evcil kedi' olurlar! Aslanlık orada biter!
Dünyada bir kelime kadar güce sahip hiçbir şey bilmiyorum. Bazen bir tane yazarım ve parlamaya başlayana kadar izlerim.