Uğur beni ne kadar işletmişse ben de onu o kadar işletmişimdir. Yalnız, Uğur’un bir yöntemi vardı; o da başkalarına açtırırdı telefonu. Dolayısıyla numarasına biz de doğal olarak düşerdik. Ama gerçekten çok işletmiştir. Uğur ayda bir kez demiş ama belki daha da fazladır beni işlettiği. Ama o kendi adamlarına arattırıp beni işlettiği için maça 2-0 önde başlardı. İstediği zaman beni hala işletebilir. Beni işletmesi işe bağlı değil.
- Henüz kategori yok.
-
Trabzonspor, Savunma İçin Samsunspor'dan Rick van Dron…20.05.2026
-
Fenerbahçe'de Başkan Adaylarından Sezon Öncesi Büyük T…20.05.2026
-
Dolar/TL'de Yükseliş Eğilimi: Jeopolitik Riskler ve Kü…20.05.2026
-
Yerel Yönetimlerde Gündem: Ünye'den Kiralama İhalesi D…20.05.2026
-
Kullanıcıları İkiye Bölen Instagram Şipşak Özelliği: D…20.05.2026
-
Bahçelievler Belediyesi'nden Kapsamlı Hizmet ve Yeni D…20.05.2026
-
AKOM'dan İstanbul'a 5 Günlük Yoğun Yağış Uyarısı: Haft…20.05.2026
-
Fuat Oktay'ın 'Yetki Belgesi' İddialarına Yönelik Sess…20.05.2026
-
Bruno Fernandes, Premier Lig'de De Bruyne ve Henry'nin…20.05.2026
-
Prof. Dr. Naci Görür'den Marmara Depremi ve Kentsel Dö…20.05.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
Emin Çölaşan
Ne Aydın Bey ne de bir başkası, 'Bana hükümet baskı yapıyor,' diyemez. Ben olsam ben de diyemezdim, açık söyleyeyim.
'S...tir lan' demişimdir, Kurthan (Kurthan Fişek) benim çok yakın arkadaşım. Ne var ki bunda?
Tamam, evet. Kendisi bu gece beni mahvetti. Perişan etti. İnsan içine çıkacak halim kalmadı. Madem öyle, şu andan itibaren görevimden istifa ediyorum. Bakın şimdi yarın da sorar, 'Neden hala devam ediyorsun,' diye!
Elbette çekerdim, sen çekmez miydin? Kopya çekmek öğrenciliğin şanındandır, raconundandır.
Nice anlı şanlı köşe yazarları tanıdım ki, sofralarda, arkadaş ve eş dost sohbetlerinde ahkâm keserler, konuşurlar, bol kepçe eleştirirler. Konuşurken mangalda kül bırakmazlar. Bazen 'bunları yazsana!' derim. Fakat yazamazlar. Konuşmak kolaydır, yazmak zor! Korkarlar, işlerine gelmez! Masa başında 'aslan' kesilenler, yazı yazmaya gelince 'evcil kedi' olurlar! Aslanlık orada biter!
Demek ki biz uzayda, başka bir gezegende yaşıyormuşuz. Türkiye’nin ve toplumun hiçbir şeyini bilmiyormuşuz! Demek ki insanlar durumdan, gidişten memnunmuş. Seçim günü uzay gemisinden paraşütle, hiç bilmediğimiz bir ülkeye indik. Burasının Türkiye olduğunu öğrendik. Ülkenin gerçeklerini, nasıl böyle yanıldığımızı da yakında inşallah öğrenmeye başlayacağız!