- Henüz kategori yok.
-
23 Nisan 2026 Tatil Durumu: Ulusal Egemenlik ve Çocuk …06.04.2026
-
CHP'de 'Mutlak Butlan' Tartışmaları: Yargı Süreci, Kul…06.04.2026
-
Milli Eğitim Akademisi Ek Atama Sonuçları ve Öğretmen …06.04.2026
-
Survivor Birleşme Partisi'nde Tarihi Buluşma: Deniz Se…06.04.2026
-
2026 Altın Fiyatları: Orta Doğu Gerilimi ve Faiz İndir…06.04.2026
-
Jeopolitik Rüzgarlar Bitcoin'i Uçururken, Uzmanlar Kri…06.04.2026
-
2026 İOKBS Bursluluk Sınavı: Sınav Tarihi ve Giriş Bel…06.04.2026
-
Bankalardan Emeklilere Nisan 2026 Promosyon Rekorları:…06.04.2026
-
Muğla ve Denizli'ye Yönelik Kapsamlı Su Yönetimi ve Al…06.04.2026
-
Egedesonsöz'den İzmir'in Dayanışma Gündemi: Askıda Yum…06.04.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
#yaşam
Nasıl veya ne zaman öleceğinizi seçemezsiniz. Sadece nasıl yaşayacağınıza karar verebilirsiniz.
Sadece sessizce dinleyin… Neden oynamak zorunda olduğunuzu, neden yemek yemek zorunda olduğunuzu, neden nehre bakmak zorunda olduğunuzu, neden zalim olduğunuzu sormuyorsunuz, değil mi? Bir şeyi yapmak istemediğinizde başkaldırıyor, neden yapmak zorunda olduğunuzu soruyorsunuz. Ama okumak, oynamak, gülmek, zalim olmak, iyi olmak, nehri, bulutları görmek, tüm bunlar hayatın parçalarıdır; ve okumayı bilmezseniz, yürümeyi bilmezseniz, bir yaprağın güzelliğini takdir edemezseniz, yaşamıyorsunuz demektir. Yaşamın bütününü anlamanız gerek, sadece küçük bir parçasını değil. îşte bu yüzden okumak zorundasınız, işte bu yüzden gökyüzüne bakmak zorundasınız, bu yüzden şarkı söylemek, dans etmek, şiirler yazmak, acı çekmek ve anlamak zorundasınız; çünkü tüm bunlar hayattır …
Dünyayı ve dünyadaki şeyleri sevmediğimiz, onlardan yalnızca yararlandığımız için yaşamla bağımızı yitirdik.
İnsanlar hızla akan yaşam nehrinin yanında kendilerine küçük bir havuz kazarlar, işte o havuzda kokuşur, o havuzda ölüp giderler.
Hiçbir şart altında... Bir hayvanı; yemek için öldürme. Ben hayatımda asla et yemedim. Asla, tadının nasıl olduğunu bile bilmem. Vejetaryenlikten gurur duyduğumdan filan değil. Ama bunu yapamıyorum. Ve öldürmek; bir endüstri haline gelmiş. İnsanları doyurmak için hayvanları öldürmek...
Herkesin bilinçaltında ona hükmeden, yaşamayı her ne pahasına olursa olsun diğer bütün isteklerden üstün kılan bir güç vardır.
Bitkiler de insanlar gibiydi ; yaşamak için , hastalıklarını yenmek için ve huzur içinde ölmek için bakıma ihtiyaçları vardı.
Yaşamın acılığı, yaşamda oynamayı kabul ettiği role karşı duyduğu küçümseme nöbeti, tüm ağırlığıyla üzerine çöktü.
Etrafın hala devam etmekte olan hareketliliği karşısında yalnızca ölüler sakin ve huzurluydu.
Bütün insanların bir gün öleceğini, hiçlikten gelip hiçliğe döneceklerini söylememiş miydi?
İnsanlar ömür kısadır derler ama, yine de onu kısaltmak için ellerinden geleni yaparlar.
En mutlu kişi en az acı çekendir; en zavallı kişi ise en az mutluluk hissedendir.
Tütün, sadece insanın beynini tazelemek ve temizlemekle kalmaz, aynı zamanda insanın ruhunu da erdeme kanatlandırır. Tütün edepli insanların tutkusudur ve tütünsüz bir hayat süren, yaşamaya layık değildir.
Soyut düşüncenin ortaya çıkardığı sorunları tamamen olmasa da kısmen çözebilecek tek şey yaşamın ve eylemin gücüdür.