Bilmek ve hala bilmediğimizi düşünmek en yüce marifettir. Bilmemek ve buna rağmen bildiğimizi düşünmek bir hastalıktır.
- Henüz kategori yok.
-
İran Üzerinde Düşen ABD F-15 Savaş Uçağı: Mürettebat A…03.04.2026
-
3 Nisan 2026 Cuma Namazı Vakitleri ve Kılınışı: Diyane…03.04.2026
-
Diyanet 3 Nisan Cuma Hutbesi: Ümmet Bilinci ve Birlik …03.04.2026
-
3 Nisan 2026 Ankara Cuma Namazı Saati ve Kılınışı Deta…03.04.2026
-
Kayseri'de Ezan Vakitleri ve Kent Yaşamına Etkileri Me…03.04.2026
-
AÖF Sınav Giriş Belgeleri Erişime Açıldı: 2026 Vize Ta…03.04.2026
-
Bakanlık Sahte Gıdaları İfşa Etti: Eker Peynir Dahil B…03.04.2026
-
Leyla The Band, 13 Yıl Aranın Ardından Sahnelere Geri …03.04.2026
-
LGS Sınav Tarihi Resmen Değişti: Yeni Tarih 13 Haziran…03.04.2026
-
Emekli ve Memur Maaş Zammı Hesapları: Temmuz 2026 İçin…03.04.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
#cehalet
Cehaletle mücadele etmenin tek yolu kaliteli ve iyi eğitimdir. Dünyayı değiştirmek bizim elimizde.
En bahtsız insan yanlışa doğru diye sarılan insandır. Ondan daha bahtsızı ise doğruya yanlış diye saldıran insandır.
Hep söylerim: Türkiye'de bir insan tipi vardır, bilmez, bilmediğini de bilmez, öğrenmek de istemez, öğretene de kızar.
Eğer elimde imkân olsaydı, Kur'an-ı Kerim'i kısa aklıyla, kendi görüşüne göre tefsir edenin boynunu vururdum.
İlim azaldığı zaman zulüm ve işkence; Peygamber, sahabe ve tabiin izleri azaldığında ise kişisel arzular ortaya çıkar.
Cehaletin en koyusundan ne gibi eserler ve sonuçlar beklenirse hepsi memleketimizde mevcuttur.
Tanıdığım ümmetler ne cahildir! Belki tanımamış olduğum, benden önce gelip geçmiş olan ümmetler daha sapık, daha alıktır. Cuma namazlarında, eşeklikleri yüzünden, emirleri için Tanrı’dan yardım isterler. Onların bu haline az kalır ki, minber ağlasın.
Talibin ilim elde etmek için zeka'ya, irfan sahibi olmak için edeb'e ihtiyacı vardır. Çünkü zeka cehalet'e, edeb gaflet'e mani olur.
Şimdi hayal edin, bu durum bir su birikintisinin bir sabah uyanıp düşünmeye başlaması gibidir: "Bulunduğum bu dünya ilginç bir yer -bulunduğum bu delik ilginç bir delik- tam bana göre, öyle değil mi? Aslında bana şaşılacak kadar uyuyor, beni içinde barındırmak için yapılmış olmalı!" Bu öyle güçlü bir düşüncedir ki, güneş gökyüzünde yükselip hava ısınırken, su birikintisi de giderek buharlaşıp küçülür, küçülür ama o telaş içinde her şeyin iyi olduğuna inanmaktadır, çünkü bu dünyanın amacı kendisini içinde barındırmaktır, onu içinde barındırmak için kurulmuştur. Bu yüzden, su birikintisinin kaybolma noktasına geldiği an onu çok gafil avlar.