- Henüz kategori yok.
-
Endonezya'da 7.4 Büyüklüğünde Deprem: Tsunami Uyarısı …02.04.2026
-
DNA Kanıtıyla Çözüldü: Ted Bundy, 51 Yıllık Cinayet Do…02.04.2026
-
Mart Ayı Enflasyon Beklentileri ve Kritik Açıklanma Ta…02.04.2026
-
Bodrum Masalı'nın Yıldızı Serel Yereli, Londra'da Sade…02.04.2026
-
TCMB Güncel Döviz Kurları: 1 Nisan 2026 Tarihli Veriler02.04.2026
-
Mart 2026 Enflasyon Verileri Açıklanıyor: Memur, Emekl…02.04.2026
-
A101 2 Nisan 2026 Aktüel Kataloğu: Teknolojiden Ev Yaş…02.04.2026
-
Türkiye 2026 FIFA Dünya Kupası'na Katılmaya Hak Kazand…02.04.2026
-
2 Nisan Burç Yorumları: Yıldızlar Sağlık, Aşk ve Kariy…02.04.2026
-
Ortadoğu'daki Çatışmasızlık İyimserliği Piyasaları Hız…02.04.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
#alışkanlık
İnsanlar tekrar tekrar mutsuzluklarını anlatıp duruyorlar. Hatta abartıyorlar bile, süslüyorlar, büyütüyorlar. Olduğundan daha kötüymüş gibi gösteriyorlar. Neden? Riske atacak hiçbir şeyin yok. Ama insanlar bilinene tanıdık olana yapışıp kalıyorlar. Tek bildikleri mutsuzluk bu onların hayatı. Kaybedecek bir şey yok ama kaybetmekten de çok korkuyorlar.
Hep acıyla doğarız, bizimle büyür, zamanla alışırız; kol bacak sahibi olmak kadar olağanlaşır acı çekmek.
...beni bir gün unutacaksan bir gün bırakıp gideceksen boşuna yorma derdi boş yere mağaramdan çıkarma beni alışkanlıklarımı özellikle yalnızlığa alışkanlığımı kaybettirme boşuna tedirgin etme beni..."
Umutla yaşamaya çalışın. Umut etmek, bir alışkanlık haline geldiğinde, mutlu bir vicdan haline sahip olmayı başarabilirsiniz.
Doğru, yaşamayı seviyoruz; ona alışmış olduğumuzdan değil ama sevmeye alışmış olduğumuzdan.
Bir çocuğun okuma alışkanlığı kazanmasına yardım eden, ona kendi derinliğini ve sürekli ihtiyaç duyacaklarını okutan herhangi bir kitap bir çocuk için iyidir.
Pişmanlık alışkanlığın öldürdüğü geçici bir duygudur. İşlenilen tek bir cinayet vicdanımızı sızlatabilir. Ama cinayet çoğalınca, onlarca yüzlerce kez tekrarlanınca vicdan susar.
Bir kez suç işlendikten sonra ve özellikle de bundan mutlu olunduğunda durmak pek mümkün değildi.
İnsanlar, çocukluklarının, uluslarının ve yaşlarının hatalarını, onları çürütmek için gerekli olan gerçekleri kabul ettikten sonra hala devam ettirirler.
Hepimiz alışkınız güçlüklere acılara. Çile çekmek bizim doğal ortamımız. Elbise gibi giyeriz onu , onunla soluk alırız.
Kitaplara da insanlara davrandığımız davranırız. Onlardan hep bizleri alıştırmış oldukları şeyi bekleriz.
Gönül Yarası’nı izlerken, mesela, dışarı çıkıyorlar, tekrar giriyorlar, telefonla konuşuyorlar, yemek yiyorlar... Onlar alışkın yedi saat falan film seyretmeye. Salon dolu ama bu arada. Evlerindeymiş gibi izliyorlar.
Eğitim sayesinde yeni fikir öncüleri ve yaratıcı dehalar değil müritler taklitçiler ve alışkanlıklarından vazgeçemeyen insanları yetiştirilir.
Bir insanın hayatının ikinci yarısı, ilk yarıda kazanılan alışkanlıkların sürdürülmesinden ibarettir.
İsa yirmi yıl önce öldürülmüş olsaydı, Katolik okulundaki çocuklar boyunlarına haç değil, küçük elektrikli sandalyeler asacaklardı.
Et yiyenlerin tıpkı sigara-tütün alışkanlığı olanlar gibi bu bağımlılıktan kurtulmaları için tedavi edilmeleri gerekir.