Tüm hikâyeler aynıdır. Yeter ki bir hikâyeniz olsun.
- Henüz kategori yok.
-
2026 KPSS Lise, Ön Lisans ve Lisans Başvuru ile Sınav …06.07.2026
-
Erling Haaland'ın Rekor Performansı, Sergen Yalçın'ın …06.07.2026
-
Öğle Namazı: İslam'da Gün Ortası İbadetinin Önemi06.07.2026
-
MEB'den LGS Tercihleri ve Okul Araştırması İçin Yenili…06.07.2026
-
İzmir Belediyeleri Dev Taşınmaz Satışlarını Sürdürüyor…06.07.2026
-
Bankaların Güncel Vadeli Mevduat Faiz Oranları: Yatırı…06.07.2026
-
Dünya Kupası'nda Siyasi Müdahale Krizi: Balogun Kararı…06.07.2026
-
Jordan Henderson Dünya Kupası Kutlamasında Ciddi Bilek…06.07.2026
-
Hamaney'in Cenazesi ve Savaşın Geleceği: İran'da Yükse…06.07.2026
-
Nevşehir ve İlçelerinde Bugün Vefat Eden Vatandaşlarım…06.07.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
Benzer Sözler
Hayat bize onu nasıl yaşamamız gerektiğini öğretmez. Hikayeler, tecrübelerimizi masallardan Tolstoy’un Savaş ve Barış romanına uzanan geniş bir yelpazede komik, trajik gibi kategorilere göre örgütler. Hayatın ne olduğunu, seçimlerimizin ve eylemlerimizin sonuçlarının ne olabileceğini hikayelerden öğreniriz.
Ben sürekli kazık yedim, artık kazığı çok iyi biliyorum. Ama insanı geliştiren şeyler de o kazıklar maalesef. Köteği yedikçe insanın derisi güçleniyor. Kabuk bağlayan yara daha kuvvetlenirmiş. Mesela bir yerinizi kanatın orası kabuk bağladıktan sonra daha sertleşirmiş yani deriniz. Aynen o misal ben de arkadaşlarımı tanıya tanıya hayatı tanıdım.
O kadar çok tanımı var ki şiirin. Neredeyse herkes için farklı bir anlamı, farklı bir duruşu var. Yine de insanın kalbinden geçenleri, içinden geldiği gibi ortalığa dökmesi diye bir tanım getirebiliriz belki.. Benim içinse şiir, kendimi ifade etme yöntemi. Bir çeşit konuşma. Ya da hatıralara uğrama metodu. Hayatın koridorlarında savrulup giderken , "bir dakika ben de buradayım" diyebilmektir diye düşünüyorum.
Benim için hayat, nefesi ilk aldığımda değil, ilk tuttuğumda başladı diye düşünüyorum.
Ölümlerimiz, hayatlarımızı aydınlatır.Ölümlerimiz anlamdan yoksunsa hayatlarımız da yoksun demektir.Herkes aradığı ölümü ölür; kendisi için hazırladığı ölümü.
Diyorum ki kişinin doğum tarihi pek önemli değil aslında, dünyaya gözlerini açmak daha önemli.