- Henüz kategori yok.
-
Diyarbakır'da Kürt Dilinde Standardizasyon İçin Yeni Y…20.05.2026
-
Balıkesir'de 4 Günlük Sağanak Alarmı: Sıcaklıklar Anid…20.05.2026
-
Ismail Saibari Eredivisie'nin En İyi Oyuncusu Seçildi,…20.05.2026
-
Polonya Voleybol Milli Takımı, Avrupa Şampiyonası Önce…19.05.2026
-
CHP'deki İç Tartışmalar, Özgür Özel Liderliği ve Medya…19.05.2026
-
Cumhurbaşkanı Kararıyla Çok Sayıda Kamu Taşınmazı ve B…19.05.2026
-
18 Mayıs 2026 Çılgın Sayısal Loto Çekilişi: Rekor İkra…19.05.2026
-
2026 Kurban Bayramı Öncesi Emekli Maaş ve İkramiye Öde…19.05.2026
-
Giresun'da Şaşırtan Görüntüler: Tünelde Ayı Koşusu ve …19.05.2026
-
Hurghada-Münih Uçağı Belgrad'a Acil İniş Yaptı: Kabind…19.05.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
Benzer Sözler
Acımak... Ben insan ruhlarındaki derinliğin ancak, onunla ölçülebileceğine kaniim. Evet, dibi görünmeyen kuyulara atılan taş nasıl çıkardığı sesle onların derinliğini gösterirse başkalarının elemi de bizim yüreklerimize düştüğü zaman çıkardığı sesle bize kendimizi, insanlığımızın derecesini öğretir...
İnsanlar çeşit çeşit. Anlayış kaplarının derinliği de… İnsanlık serüvenini ilginç kılan da işte bu çeşitlilik ve farklılık.
Uykusuz gecelerin getirdiği çocuklar Her zaman mavi değil bu gökyüzü bu deniz Buruşmuş çarşafların üzerinde size acı bir dünya hazırlıyor anneniz Kapanmış kapılardan geri dönüp çaresiz Hayatın rüzgârında savrulup durursunuz İnsanlığın kuruş kuruş satıldığı bu devirde doğmayın ne olursunuz...!!!?
Herkes, ölmek zorunda olmamız ne fena, deyip duruyor. Yaşamak zorunda kalmış insanların ağzından çıktığı düşünülürse, ne tuhaf bir şikayet.
Merhaba bebeler. Dünya'ya hoş geldiniz. Buranın yazları sıcak, kışları soğuk geçer. Burası hem yuvarlak, hem ıslak, hem de kalabalıktır. Taş çatlasa bebeler, yaşayacak en fazla yüz yılınız var.
Dünyada, bir kitabın içerisindeki sözcükler gibiyiz. Her nesil; bir satır, bir cümle misali.
Darbe almış, kırık dökük insanlara gerçek hayatta da seçtiğim rollerde de bir eğilimim var. Nedenini tam bilmiyorum. Aslında hepimiz kendi içimizde biraz yaralı ve bereliyiz. Kimse mükemmel değil. Galiba hepimizin biraz canına okunmuş, her birimizin.
Dünyada hoş şeyler de var. Hakikaten hoş şeyler yani. Hepsini birden ıskalayacak kadar da salağız biz. Olup biten her şeyi hemen o sefil küçük egolarımıza gönderiyoruz.
Hayatın bile bile aldanır görünmek zorunluluklarından kurtulabilmemize imkan var mıdır? İnsanlığın en gülünç alışkanlıklarından biri de bu değil midir?