Teknoloji, bağlamında koparılabilir bir gizli [discreet] bir alet gibi asla nötr olmamıştır. Daima içine yerleşmiş olduğu toplumsal sistemin temel değerlerine iştirak eder ve onları ifade eder.
- Henüz kategori yok.
-
Süper Lig'in 28. Haftasında Kritik Derbilerin Hakemler…02.04.2026
-
Fenerbahçe-Beşiktaş Derbisi Öncesi Kritik Gelişmeler: …02.04.2026
-
Mehmet Ali Erbil'in Annesi Yurdagül Eken 84 Yaşında Ha…02.04.2026
-
A Milli Takım 24 Yıllık Hasrete Son Verdi: 2026 Dünya …02.04.2026
-
ATA AÖF 2026 Bahar Dönemi Sınav Takvimi ve Eskişehir U…02.04.2026
-
Prof. Dr. Bülent Akdoğan'ın Vefatı Tıp Dünyasını Yasa …02.04.2026
-
X (Twitter) Küresel Çapta Kesinti Yaşıyor: Kullanıcıla…02.04.2026
-
Xiaomi HyperOS 3.1 Küresel Dağıtıma Başladı: Android 1…02.04.2026
-
BDDK Kararıyla Kredi ve Kart Borç Yapılandırmasında So…02.04.2026
-
AJet'ten İkinci Yıl Dönümüne Özel Yüzde 20 Yurt İçi Uç…02.04.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
#yabancılaşma
Sözde Batı'nın zafer kazandığı bir çağda, bu kadar insan neden kendisini böylesine berbat, yapayalnız, terk edilmiş hissediyor?
Yalnızlık onu da damgalamıştı, tanımlanamaz bir yabancıydı. Sen istememi istemiyorsan ben de istemem.
Bireyi kendine yabancılaştırır, böylelikle birey dikte edilen doğrultuda çalışmak istemeyebilir. Oysa onun doğasında öğrenmek, keşfetmek ve araştırmak vardır, yeter ki ket vurulmasın.
Yabancılaşma ve yetersizleşmenin önüne geçilebilmesinin tek yolu okulda verilecek çok yönlü ve kapsamlı bir eğitimdir.
Ne yazık ki çocuklar nefret ettikleri bir yarış içine sürüklendiler ve kendileri dahil tüm dünyaya yabancılaştılar.
Yabancıysan, insanlar tuhaftır. Yalnızsan, yüzler çirkin görünür. Düşmüşsen, engebelidir caddeler.
İnsanlar barınaklarını buzağılar, tavşanlar, domuzlar, kazlar ve köpeklerle paylaşıyor, insanlarla hayvanlar birbirlerine sokulup ısınıyorlardı. Bana yer yoktu aralarında.
Birinin dilsiz olmasının bir önemi yoktu, neticede kimse birbirinin söylediklerini anlamıyordu ki!
Zihnimiz köreliyor, düşünceler bile numaralandırılmış: Bu yeni lisanı kavramının mümkünü yok.
İşte dünyada yalnızım; babam, yakınım, dostum, toplum... bunların tümü ben kendimim artık...
Okul, onlara öğretim yardımcıları etiketini ekleyerek işleri günlük kullanımdan uzaklaştırır.
Her sabah uyandığımda hayata karışmak için özel bir çaba sarf ediyorum. Yüzüme taktığım maske mi gerçek, yoksa altında saklı olan ve benim “ben” demekten çekinmediğim varlık mı? Her şey sahte, gerçekten nasıl güldüğümü bile hatırlamıyorum. Yüzüm, gülüşüm, bakışlarım önceden tasarlanmış, dış dünyadan korunmak için bir kabuk gibi kullanıyorum onları. Sesime bile dayanmam mümkün değil.
Ben bu şehirde doğacak, Ben bu şehirde yaşayacak, Ben bu şehirde sürünecek adam değildim. Biliyordum bu şehir bana dardı, Biliyordum bu şehirde bir yığın, İnsan şeklinde hayvan vardı.
Ne gecem belli artık ne de gündüzüm, Kendi yüzümden başka yüzler taşımaya başladım. Bir çınarın eskimeyen yüzüne asılı kalsın yüzüm.
Ben hasta bir adamım... Gösterişsiz, içi hınçla dolu bir adamım ben. Sanıyorum, karaciğerimden hastayım. Doğrusunu isterseniz, ne hastalığımdan anladığım var, ne de neremin ağrıdığını tam olarak biliyorum.