Artık Amerika, Amerikalılar tarafından yönetiliyor. Küreselleşme ideolojisini reddiyor ve vatanseverlik doktrinini benimsiyoruz.
- Henüz kategori yok.
-
Ünlü Dünyasının Sımsıcak Aile Bağları: Katre Turan'dan…07.04.2026
-
Portekiz Ligi'nde Benfica'dan Beklenmedik Puan Kaybı: …07.04.2026
-
İstanbul Bahçelievler'de Otel Odasında İşlenen Kadın C…06.04.2026
-
Balkanlardan Gelen Soğuk Hava Dalgasıyla Türkiye'de Sı…06.04.2026
-
Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü 21 Daimi İşçi Alımı Yapa…06.04.2026
-
MGÜ Bestecilik Bölümü'nün Kapatılma Kararı Gündemde: K…06.04.2026
-
Gheorghe Hagi'nin Romanya Milli Takımı Sözleşme Detayl…06.04.2026
-
23 Nisan 2026 Tatil Durumu: Ulusal Egemenlik ve Çocuk …06.04.2026
-
CHP'de 'Mutlak Butlan' Tartışmaları: Yargı Süreci, Kul…06.04.2026
-
Milli Eğitim Akademisi Ek Atama Sonuçları ve Öğretmen …06.04.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
#siyaset
O berbat bir başkan. Muhtemelen ülkemizin tarihindeki en kötü başkan olarak anılacak, tam bir felaket!
Amerika'yı ilk sıraya koymayacak politikacılar tarafından yönetildiğimiz sürece, diğer uluslar asla Amerika'ya saygılı davranmayacak.
Planımız Amerika'yı ilk sıraya koyacak. Bizim inancımız küreselcilik değil, Amerikancılık olacak.
Politik doğruculuğu sağduyunun, güvenliğimizin ve her şeyin üstünde tuttular. Politik doğruculuğu reddediyorum.
Dünya kaderini etkileyecek olaylara Amerikan seçimlerini koysak sanırım yadırganmaz. Oysa Amerikalının başlıca meşgalesi nedir diye bir kamuoyu araştırması yapılsa liste başına çıkan yanıt seks olacak.
Ben, Ahmet Taner Kışlalı'yı Kültür Bakanı olduktan sonra tanıdım. Bir kültür adamının siyasete getirdiği kaliteyi gördüm. Zihnime çöreklenmiş politikacı tipinin ibresini olumsuzdan olumluya doğru çekti. Mensup olduğu partinin bile, düşüncelerini bir doktrin katılığında sunmadı, onu; hep kültürün, bilimin, çağdaş dünya görüşlerinin terazisinde tarttı.
1999 yılında Petersburg’dan Moskova’ya taşınırken 8 yıl içinde başkan adayı olacağımı hayal edemezdim.
Kılıçdaroğlu ve CHP yönetimi gayri milli, gayri ahlaki, gayri meşru bir savrulmanın tam göbeğindedir.
Bir zamanlar Sayın Bülent Ecevit'in söylediği gibi "Bir ülkeye dikta rejimini, baskı yapanlar değil, baskıya boyun eğenler getirirdi.
Cumhurbaşkanı Gül'ün Çankaya'ya çıkmasına eşinin türbanı nedeniyle karşı çıkmamıştık. Hiçbir zaman bunu söylemedik. İtirazımız, Gül'ün kafasına, düşüncelerine ve yapmak istediklerine idi. Gelinen noktada itirazımızın haklı olduğu görülüyor. Türkiye dağınık, toparlanamıyor. Sorumlusu da Gül'ün Cumhurbaşkanı seçilmesidir.
Eleştiriler yapılıyor. Tamam da, benim sözüm liberallere değil. Grup konuşmamda "Sizin gibi liberaller olacağına mutaassıp olsunlar" dedim. Bunun bir anlamı var. Sözüm her liberale değil.
Biz bu işi bir açılım olsun, oy alalım diye yapmadık. Biz Türkiye partisiyiz. Vatandaşlar arasında ayrım yapamayız. Bu girişime ve görüntüye partimizin içinde de karşı çıkanlar olabilir. Onların söyledikleri partimizin politikası olamaz.
Laiklik ile muhafazakarlık çatışan iki kavram değil. Dinselleştiriyorsunuz. Kötü mü; değil. Dinin en doğru anlamda toplumda giderek daha etkin olması çok güzel bir şey.