Müziği, Tanrı'nın ihtişamı, zihin ve bedenin yenilenmesi için yapıyorum. Bu Survivor değil, tatlım. Bu Seks dramı!
- Henüz kategori yok.
-
İstanbul Bahçelievler'de Otel Odasında İşlenen Kadın C…06.04.2026
-
Balkanlardan Gelen Soğuk Hava Dalgasıyla Türkiye'de Sı…06.04.2026
-
Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü 21 Daimi İşçi Alımı Yapa…06.04.2026
-
MGÜ Bestecilik Bölümü'nün Kapatılma Kararı Gündemde: K…06.04.2026
-
Gheorghe Hagi'nin Romanya Milli Takımı Sözleşme Detayl…06.04.2026
-
23 Nisan 2026 Tatil Durumu: Ulusal Egemenlik ve Çocuk …06.04.2026
-
CHP'de 'Mutlak Butlan' Tartışmaları: Yargı Süreci, Kul…06.04.2026
-
Milli Eğitim Akademisi Ek Atama Sonuçları ve Öğretmen …06.04.2026
-
Survivor Birleşme Partisi'nde Tarihi Buluşma: Deniz Se…06.04.2026
-
2026 Altın Fiyatları: Orta Doğu Gerilimi ve Faiz İndir…06.04.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
#sanat
İyi fotoğrafçı olmak oldukça geniş bir hayal gücü gerektiriyor. Ressam olmak için hayal gücünüzün o kadar geniş olması şart değil, çünkü bazı şeyleri kendiniz icat edebilirsiniz. Fotoğrafçılıkta ise her şey o kadar sıradan ki... Sıradışı bir şey görmeyi öğrenebilmek için bolca bakmanız gerekiyor.
Kendi zamanı için konuşmayan bir tiyatronun, edebiyatın, sanatsal ifadenin hiçbir önemi yoktur.
Filmler kitaplardan çok daha faşisttir neyi ne zaman hissedeceğinizi söylerler. Popüler filmler sizi manipüle ederler; müzik size üzüntülü kısmı ve mutlu kısmı söyler. Onları filmi yapanın belirlediği hızda izlemek zorundasınız. Bence bu onların bu kadar popüler olmasının sebeplerinden biri - çünkü çok düşünmeniz gerekmiyor - film yapımcısı tüm düşünme işini sizin için yapmıştır.
Yöntemler değişir ama sanat aynı kalır: Doğanın özgürce ve duygusal biçimde yorumlanmasıdır o.
… Kötü ressamları göklere çıkaran dergiler var, gazeteler var. Herkes tartışıyor, herkes anladığını iddia ediyor. Oysa sadece sevmek yeter de artar. Satıcılar tablolarımın arasında seçme yaptıkları zaman en iyi tabloyu göremeden geçerler genellikle. Remi gerçekten tutkuyla seven bir tek kişiye rastladım bugüne dek. Bu adam Bay Chocquet idi. “Resmi neden ve nasıl sevdiğimi bana anlatmasınlar, buna ihtiyacım yok” derdi. Açtığımız “impressioniste”ler sergisi sırasında içeri girmek isteyince: “Sakın ha ! Oraya girme !” demişler Bay Chocquet’ye. Bir yıl sonra tablolarımızın satışında kendisine Hotel Drouot’un, önünde rastladım. Argenteuil’de yaptığım tablolarımdan birini 100 franga almıştı. Bizi tanıştırdılar. Gözleri dolarak: “Bir yılıma yazık oldu” dedi. “Tablolarınızı bir yıl önce görebilirdim. Bu zevkten nasıl da yoksun bıraktılar beni…” Çünkü o zamanlar acımadan yargı giydiriyorlardı bize. “Anlamıyorum..” demiyorlardı. “Ahmakça, iğrenç” diyorlardı. Bu da bizi kışkırtıyor, bize cesaret veriyordu, çalıştırıyordu bizi.
Şuna inanıyorum ki, bir gün fizyolojist de, şair de, filozof da aynı dili konuşacaklar ve de anlaşabileceklerdir.
Ben reklam filmleri çevirmiyorum. Bir şeyler satmıyorum. Bir aktör olarak bu bana hileli geliyor.
İnsanlar benim favori karakterlerimin canlandırdığım kötü adamlar olduğunu düşünüyor. Ancak ben komediyi daha kamçılayıcı ve karşılıklı görüyorum.
Ben, tek bir şey olarak kalacağım, sadece tek bir şey olarak; o da bir palyaço. O, beni herhangi politikacıdan daha yükseğe ulaştıran bir uçak.
Ben bir politikacı değilim ve benim politik kesinliklerim yoktur. Ben bir bireyim ve özgürlüğe inanırım. İşte benim politik görüşümün tümü budur. Diğer yandan ben, aşırı bir vatansever de değilim. Aşırı vatanseverlik Hitleriliğe götürür. Ve biz ondan dersimizi aldık. Ben bir devrim yapmak istemiyorum. Ben sadece birkaç film daha yapmak istiyorum.
Müzik, sizin kişisel deneyiminiz, düşünceleriniz, aklınızdır. Ne yaşıyorsanız çaldığınızdan o duyulur. Müzikte sınırlar çizilmeye çalışılıyor. Sanatta sınır olur mu?
Ben, tek bir şey olarak kalacağım, sadece tek bir şey olarak; o da bir palyaço. O, beni herhangi politikacıdan daha yükseğe ulaştıran bir uçak.
Ben bir politikacı değilim ve benim politik kesinliklerim yoktur. Ben bir bireyim ve özgürlüğe inanırım. İşte benim politik görüşümün tümü budur. Diğer yandan ben, aşırı bir vatansever de değilim. Aşırı vatanseverlik Hitleriliğe götürür. Ve biz ondan dersimizi aldık. Ben bir devrim yapmak istemiyorum. Ben sadece birkaç film daha yapmak istiyorum.
Ben, tek bir şey olarak kalacağım, sadece tek bir şey olarak — ve o da bir palyaço. O beni herhangi politikacıdan daha yüksek bir düzleme yerleştiriyor.
Çakıl taşlarını toplayıp bir kutuya koyun ve sallayın, hiç bir sanatçının beceremeyeceği kadar uyumlu bir mozaik elde edersiniz.
Eğer ki hayatımı baştan yaşayabilseydim, kendime her hafta en azından bir kez biraz şiir okuma ve biraz müzik dinleme kuralı koyardım.