- Henüz kategori yok.
-
Jessie Buckley'den İki Yönlü Haber: Yeni Film Projesi …02.04.2026
-
Süper Lig'in 28. Haftasında Kritik Derbilerin Hakemler…02.04.2026
-
Fenerbahçe-Beşiktaş Derbisi Öncesi Kritik Gelişmeler: …02.04.2026
-
Mehmet Ali Erbil'in Annesi Yurdagül Eken 84 Yaşında Ha…02.04.2026
-
A Milli Takım 24 Yıllık Hasrete Son Verdi: 2026 Dünya …02.04.2026
-
ATA AÖF 2026 Bahar Dönemi Sınav Takvimi ve Eskişehir U…02.04.2026
-
Prof. Dr. Bülent Akdoğan'ın Vefatı Tıp Dünyasını Yasa …02.04.2026
-
X (Twitter) Küresel Çapta Kesinti Yaşıyor: Kullanıcıla…02.04.2026
-
Xiaomi HyperOS 3.1 Küresel Dağıtıma Başladı: Android 1…02.04.2026
-
BDDK Kararıyla Kredi ve Kart Borç Yapılandırmasında So…02.04.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
#metafor
Mistiklerle şizofrenler kendilerini aynı okyanusta bulurlar ama mistikler yüzerken şizofrenler batar.
Karanlıktan korkan bir çocuğu kolaylıkla affedebiliriz. Hayattaki gerçek trajedi yetişkinlerin aydınlıktan korkmasıdır.
Pitbull vahşiliği ile tanınır. Aslında Pitbull çok çok sevecen ve sadık bir köpektir. Her şey gibi yetiştirilmesine bağlıdır. "Kaybetmek" kelimesinden anlamaz. "Pes etmek", "bırakmak" kelimelerinden anlamaz. Dövüşünce ölümüne dövüşür. Ama bir şey için dövüşür. Kim için dövüşür? Sahibi. Yaşam, benim sahibim. Onun için dövüşüyorum.
Hayat, içinde bazılarının ticaret ve alış-veriş, bazılarının eğlenmek, bazılarının ise diğerlerinin arasında olsalar bile sadece oradaki yaşamı filozofça ve sanatçı gözüyle izlemek için dolaştıkları büyük bir fuar gibidir.
Cesaretle söyleyebilirsin, saban sürmedin Ya da çorak ve nankör kumlara Din öğütlerinin bereketli taneleriyle güvenme.
Bir muma üfleyebilirsin
Ama bir ateşe üfleyemezsin
Bir kere ateş tutuştuğunda
Rüzgâr onu daha yükseğe iter.
Yatağımı kabristanların ve tabutların arasına kurdum. Kara Ölüm’ün kazandığı ganimetleri sergilediği yere…
Raydan çıkmış bir tren gibi, uygarlık kendi üretimimiz olan raylardan çıkıp yok oluşun duvarına toslamaya doğru son hızla gidiyor. Koltuklarında rahat rahat oturan, gülen, eğlenen ve pencereden dışarıya bakmayan insan yolcular var.
Diğer türlerin neslinin tükenmesine yol açan insanlık, üzerinde durduğu uzuvları kesmekle meşgul.
Doğadaki ve yaşamdaki bir yön duygusunu, bu dallanan ve yayılan düzeni ağacın köküyle karşılaştıracağım. Kökten sanatçıya özsu akar, sanatçının içinden gözlerine akar.
Hayatım boyunca sayılarla uğraştım elbette. Bir süre sonra insana her sayının kendine özgü bir kişiliği varmış gibi geliyor. Örneğin, bir on iki bir on üç'ten farklı. On iki dimdik, vicdanlı, zeki iken, on üç istediğini elde etmek için gözünü kırpmadan yasaları çiğneyebilen, yalnız karanlık bir karakter. Öte yandan on bir ormanlarda, dağlarda gezinmeye bayılan bir sportmen; on, hep kendine söyleneni yapan ağırbaşlı ve saf biri; dokuz ise Buda misali uzun uzun düşünmeyi seven derin ve gizemli biri.
Gerçek dostlar, güneş doğduğunda ortaya çıkmazlar, Gerçek dostlar yıldızlar gibidir, karanlık çökünce ortaya çıkarlar.