Yıldızların hareketlerini hesaplayabilirim ama insanların deliliğinin nereye gideceğini asla.
- Henüz kategori yok.
-
1915 Çanakkale Köprüsü'nde Limak İnşaat'ın Yükselen Pa…12.06.2026
-
Diyanet'in 12 Haziran Cuma Hutbesinde Hicretin Manevi …12.06.2026
-
SONTV Kulisleri: HSK Yaz Kararnamesi Öncesi Yargıda Bü…12.06.2026
-
AUZEF Final Sınavları Tamamlandı: Sonuç Tarihi ve Ulaş…12.06.2026
-
Ünlülere Yönelik Narkotik Operasyonunda Hasan Vatan Tu…12.06.2026
-
Fashion TV Türkiye Temsilcisi Enis Ahmet Onat Tutuklan…12.06.2026
-
İBB Dosyasının Tanıdık Yüzü Aykut Çelik, Ankara Cumhur…12.06.2026
-
Silivri Belediyesi'ne Yolsuzluk Operasyonu: Başkan Bor…12.06.2026
-
Anıl Altan ve Gülper Özdemir Akyaka Tatilinde Görüntül…12.06.2026
-
İstanbul Baraj Doluluk Oranları Gerilemeye Devam Ediyo…12.06.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
#insan
İnsanlar sayılar gibidir, o insanın değeri ise o sayının içinde bulunduğu sayı ile ölçülür.
İnsanlar filmlerimdeki amaçlarımın neler olduğunu sorar. Bu zor ve tehlikeli bir sorudur ve ben genellikle kaçamak yanıtlar veririm: İnsanın içinde bulunduğu durumlarla ilgili gerçekleri, gördüğüm gibi söylemeye çalışıyorum.
Aydınlanma, insanın kendi suçu ile düşmüş olduğu bir ergin olmama durumundan kurtulmasıdır.
İnsanlar güneşin yolunu, rüzgârın esişini, suyun akışını değiştirmeğe, başlamış gibiydiler.
Büyük beyinler fikirleri, orta beyinler olayları, küçük beyinler ise kişileri konuşur.
İnsan hayatın zorunlulukları, ümitsizlikleri, yorum kabul etmez müthiş gerçekleri içinde düşkün, ağlamaklı, çaresiz kaldığı zamanlarda dünyayı, ömrü anlayacak kadar kültürü,muhakeme gücü varsa her şeyi küçümseyen bir gözle görmeye çare arayan bir filozof kesilir.
Tabiatta sakınması zor birtakım zorlu sebepler varsa da çok defa kendini saadete ve bahtsızlığa sürükleyen yine insanın kendisidir.
Kâinat içinde her zerre bir alem olduğu gibi, insanlıkta da her insan bir kâinattır.
Bütün canlılarda kör bir nefisle doymaz boğaz vardır. Bütün boğuşmalar, birbirini öldürmeler bunun üzerine olur.
Nefret... Nefret... Nefret... Ne yüksek bir duygu... Ama ne kadar çağırsak yardımımıza gelmiyor, bize kadar alçalmıyor, biz ona kadar yükselemiyoruz.
Hayatın sahnesi geniş, oyuncular dağınık... Kâh seyirci, kâh oyuncu oluyoruz. Çok defa birbirimizin komedyalarımızı, facialarımızı seyrediyoruz.
Çocuk denilen insan fidanında merhametin pek kıt olduğunu veya hiç olmadığını o zaman anladım.
Hayatın girdiğimiz her iki devresinde bir lâhza huzur aramak ne abes bir ümittir. Biçare hayvan, sahibinin azabından kurtuldu. Lâkin insanların işkencesinden kaçamadı.İnsan, insanın canavarlığından nereye iltica edebiliyor ki bu emniyetli yeri o aciz mahluk keşfedebilirsin.
Hayatta öyle anlaşılmaz anlarımız var ki, bugün istediklerimizin yarın tersini istiyoruz.