Şiddet kullanımı, tüm eylemler gibi, dünyayı değiştirir, ama bu değişimin en muhtemel sonucu daha şedit bir dünyadır.
- Henüz kategori yok.
-
The Traitors Türkiye'nin Gizemli Şatosu ve Yeni Bölüm …03.04.2026
-
Manifest Yıldızları Melissa Roxburgh ve Josh Dallas, '…03.04.2026
-
Jessie Buckley'den İki Yönlü Haber: Yeni Film Projesi …02.04.2026
-
Süper Lig'in 28. Haftasında Kritik Derbilerin Hakemler…02.04.2026
-
Fenerbahçe-Beşiktaş Derbisi Öncesi Kritik Gelişmeler: …02.04.2026
-
Mehmet Ali Erbil'in Annesi Yurdagül Eken 84 Yaşında Ha…02.04.2026
-
A Milli Takım 24 Yıllık Hasrete Son Verdi: 2026 Dünya …02.04.2026
-
ATA AÖF 2026 Bahar Dönemi Sınav Takvimi ve Eskişehir U…02.04.2026
-
Prof. Dr. Bülent Akdoğan'ın Vefatı Tıp Dünyasını Yasa …02.04.2026
-
X (Twitter) Küresel Çapta Kesinti Yaşıyor: Kullanıcıla…02.04.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
#eylem
Konuşmanın ve eylemin olmadığı bir hayat, dünya karşısında kelimenin gerçek anlamıyla ölüdür.
Ona göre İsrail, aklı fikri petrolün kaymağını yemekte olduğu için kendisiyle ilgilenmeye vakit bulamayan Arapların ortasında bir "gerçek erkekler" adasıydı. Alaycı, abartılı Arap aksanıyla, "İsrail şunu yaptı, İsrail bunu yaptı." diye sızlanırdı. "Öyleyse bir şeyler yapın, kardeşim! Harekete geçin. Madem Arapsınız, o halde Filistinlilere yardım edin!"
Bir şey yapılabileceği sırada istenmelidir; zira ne mevsimler ne de zaman kimseyi bekler.
Hiçbir şey, Birleşik tüketicinin, fabrikalar, atölyeler, evler inşa etmekten, arazi edinmekten karşılıklı kredi yardımı ile kendileri için çalışmasını engellemez; hiçbir şey - sadece bir iradeye sahip olsaydı ve başladıysa.
Devlet sosyal bir ilişkidir; birbirleriyle ilişki kurmanın belirli bir yolu. Yeni sosyal ilişkiler yaratarak yok edilebilir; yani, birbirleriyle farklı şekilde ilişki kuran insanlar tarafından.
Anarşi, geleceğin meselesi değildir; bu bir şimdiki zaman meselesidir. Bu bir talepte bulunmak meselesi değil; nasıl yaşadığına bağlı.
Olan her şey zihnin sonucudur, zihin üstüne temellenir, zihinden oluşur. Eğer bir insan arı bir zihinle konuşur ya da edimde bulunursa, onu asla terk etmeyen bir gölge gibi bunu mutluluk izler.
Geçmişte kim olduğunu bilmek istiyorsan, şu an kim olduğuna bak. Kim olacağını bilmek istiyorsan, ne yaptığına bak.
Bizim olan her şey düşüncelerimiz sonucundadır. Düşüncelerimizde kurulur,düşüncelerimizde oluşur. Eğer bir kimse kötü düşünceyle konuşur ya da davranırsa onu tıpkı tekerleğin kağnı çeken bir öküzü izlemesi gibi, acı izler.
Bir tek sevinç değerlidir,bir tek sevinç kalıcıdır,bir tek sevinç bizi eyleme ve eylemin kutluluğuna yaklaştırır. Kederli tutku daima güçsüzlükten kaynaklanır.
Bilinç, safra gibi ya da bir hormon gibi bir şey değildir. Bir eylemdir, bir işlevdir.