Darwinci bakış açısını kabul ettiğimizde, yani bizlerin özel olarak yaratılmış bir tür olmadığımızı ve Tanrı tarafından verilmiş, diğer canlılara hükmetme hakkımızın bulunmadığını kabul ettiğimizde, hayvanlardan gelen ve onların çektiği acıları somutlaştıran tüm bu ürünleri satın almamamız gerekecektir.
- Henüz kategori yok.
-
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan A Milli Takım'a Dünya Kupası…14.06.2026
-
Avustralya Milli Takımı, Göçmen Kökenli Yıldızlarıyla …14.06.2026
-
NBA Heyecanı Bahis Dünyasında: Büyük Maçlara Özel Yeni…14.06.2026
-
Kaka'dan Matheus Cunha'ya Övgüler: Sahadaki Çok Yönlül…14.06.2026
-
Beyaz Saray'daki UFC Dövüşü Tartışmaları Alevlendirdi14.06.2026
-
2026 Dünya Kupası'nda Büyük Karşılaşma: Brezilya - Fas…14.06.2026
-
2026 Dünya Kupası'nda Fas-Brezilya Maçı: Yayın Kanalla…14.06.2026
-
Murat Yıldırım'lı Güller ve Günahlar'dan Nefes Kesen S…14.06.2026
-
Embolo'nun Penaltısı İsviçre'yi Öne Taşıdı: Katar Düny…13.06.2026
-
Vancouver'ın Küresel Spor Etkinlikleri Yolculuğu: Düny…13.06.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
#acı
Dünyada herkes en büyük acıyı kendilerinin çekmiş olduklarını sanırlar, oysa bilmezler ki hayatta en büyük acıyı ben çekmişimdir.
Bu çılgınlık, iki yüzyıldan beri, acılı insanlığı inim inim inleten bireysel ve toplumsal yoksunluklara yol açmaktadır.
Çağımız, çalışma yüzyılıdır, diyorlar; aslında acının, yoksulluğun, kokuşmuşluğun yüzyılıdır.
Tanrı kavramının kaynağı, insanın duyduğu acıda, korkuda ve tedirginliktedir.
Sizi tatlı kılacak kadar mutluluğunuz olsun, güçlü kılacak kadar acınız ve sizi kullanmalarına fırsat vermeyecek kadar umudunuz.
Çok sevip de hiçbir zaman geri döndüremeyeceklerinin en kötü tarafı, onları her hatırladığında, seni tekrar tekrar terk etmeleridir, aniden.
Uzayı ve sonsuzluğu düşündüm bir ara. Yıldız mahşerinden dünyaya ve kendime baktım. Dönüşme, patlama, parçalanma serüvenlerinin uzaydaki anlamını ve amacını düşündüm. Ağrı, acı ve çatışma ocağı haline gelen beynimi uzaya benzettim. Ellerimin arasına aldım kafamı. İnsanileşmenin korkunç bedeli karşısında, dehşete düşercesine ürperdim.
Hep acıyla doğarız, bizimle büyür, zamanla alışırız; kol bacak sahibi olmak kadar olağanlaşır acı çekmek.
Yalnızca çok ağlamış olanlar yaşamı tüm güzelliği içinde algılayabilir,keyifle gülebilir.
Benim için yazar olmak demek, içimizde taşıdığımız, en fazla taşıdığımızı biraz bildiğimiz gizli yaralarımızın üzerinde durmak, onları sabırla keşfetmek, tanımak, iyice ortaya çıkarmak ve bu yaraları ve acıları yazımızın ve kimliğimizin bilinçle sahiplendiğimiz bir parçası haline getirmektir.