- Henüz kategori yok.
-
2026 Dünya Kupası'nda Büyük Karşılaşma: Brezilya - Fas…14.06.2026
-
2026 Dünya Kupası'nda Fas-Brezilya Maçı: Yayın Kanalla…14.06.2026
-
Murat Yıldırım'lı Güller ve Günahlar'dan Nefes Kesen S…14.06.2026
-
Embolo'nun Penaltısı İsviçre'yi Öne Taşıdı: Katar Düny…13.06.2026
-
Vancouver'ın Küresel Spor Etkinlikleri Yolculuğu: Düny…13.06.2026
-
bet365, İsviçre - Katar Dünya Kupası Maçına Özel 365 D…13.06.2026
-
MEB 2026-2027 Eğitim Öğretim Yılı Takvimini Duyurdu: A…13.06.2026
-
Malatya'da Kuvvetli Sağanak ve Dolu Yağışı Bekleniyor:…13.06.2026
-
Türkiye'de Süper Hücre Uyarısı ve Küresel El Nino'nun …13.06.2026
-
Tarabya İngiliz Okulları Mezuniyetinde Ünlüler Geçidi13.06.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
#acı
Bir intihar olayı okuyunca, insana buz gibi ter döktüren şey, pencerenin demirlerinde asılı duran narin ceset değil, intihardan hemen önce o kalpte olup biten şeydir.
Olmak ya da olmamak, işte bütün mesele bu. Katlanmak mı iyi zalim kaderin oklarına, yumruklarına, yoksa çılgın denizlere karşı gelip bir son vermek mi? Ölmek uyumak hepsi bu kadar, yalnızca uyumakla bitebilir bütün acıları yüreğin ve çektiği bütün kahırları bedenin...
Evet acılar paylaşıldıkça azalır biz bunu çocukluğumuzdan beri böyle öğrendik, geleneklerimizde de böyledir. Biz de acıları paylaşarak hafifletmeye çalışıyoruz. İnsanların umudunun tükenmeye başladığı anda başvurabilecekleri yer olmaya çalışıyoruz.
Korkularımız tehlikelerimizden daha fazladır, ve gerçekte olduğundan daha çok hayal gücümüzün içinde acı çekeriz.
Edebiyatta en huzursuz olduğum dil kurban dilidir, mağdur dilidir. Çünkü mağduriyet dilinin sonu yok. O bir süre sonra acıyı, trajediyi melodram haline getirir, çürütür. Çok ağır, çok da ayıp bir şeydir. Hiç kimse gerçek tanıklar adına konuşamaz. Gerçek tanıklar ölülerdir. Dolayısıyla biz, bize kalan tortuyu insan olma vakarıyla ve insan olma utancı, mahcubiyetiyle ele almalıyız bence. İnsanın insana ettikleri karşısında başımıza geleni değil, "Bu başıma gelenlerden sonra ben nasıl yaşıyorum?" gibi bir öz eleştiriyle hayata bakmamız lâzım.
Şu dünyayı Tanrı yarattıysa, onun yerinde olmak istemem doğrusu. Çünkü, dünyanın sefaleti yüreğimi parçalar. Yaratıcı bir ruh düşünülürse, yarattığı şeyi göstererek ona şöyle bağırmak hakkımızdır: "Bunca mutsuzluğu ve bu üzüntüyü ortaya çıkarmak uğruna, hiçliğin sessizliğini ve kıpırdamazlığını bozmaya nasıl kalkıştın?"
Sayfaların arasında gözyaşları, ağlama, dişlerin birbirine çarpması ve karşılıklı katletmenin korkunç gümbürtüsü olmayan felsefe, felsefe değildir.
İnsan zekasının diğer canlılardan daha üstün oluşu, insanın çektiği ve çekebileceği acıların da diğer canlılardan daha fazla olması ile sonuçlanmıştır.
Doğuştan gelen tek bir yanılgı vardır. O da mutlu olmak için burada olduğumuzu sandığımızdır.