Önemli olan kaç saat çalıştığınız değil, çalıştığınız saat başı ne ürettiğinizdir. Yani adet değil, kalite.
- Henüz kategori yok.
-
Endonezya'da 7.4 Büyüklüğünde Deprem: Tsunami Uyarısı …02.04.2026
-
DNA Kanıtıyla Çözüldü: Ted Bundy, 51 Yıllık Cinayet Do…02.04.2026
-
Mart Ayı Enflasyon Beklentileri ve Kritik Açıklanma Ta…02.04.2026
-
Bodrum Masalı'nın Yıldızı Serel Yereli, Londra'da Sade…02.04.2026
-
TCMB Güncel Döviz Kurları: 1 Nisan 2026 Tarihli Veriler02.04.2026
-
Mart 2026 Enflasyon Verileri Açıklanıyor: Memur, Emekl…02.04.2026
-
A101 2 Nisan 2026 Aktüel Kataloğu: Teknolojiden Ev Yaş…02.04.2026
-
Türkiye 2026 FIFA Dünya Kupası'na Katılmaya Hak Kazand…02.04.2026
-
2 Nisan Burç Yorumları: Yıldızlar Sağlık, Aşk ve Kariy…02.04.2026
-
Ortadoğu'daki Çatışmasızlık İyimserliği Piyasaları Hız…02.04.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
Özgür Demirtaş
1 yıl sonrasını düşünen, siyaset adamıdır. 10 yıl sonrasını düşünen ise “devlet adamı“ dır.
Ülkeler bakkal dükkânı gibi batmaz! Ülkeler züccaciye dükkânı gibi kapısına “zararına satışlar“ yazmaz! Ama halkları fakirleşir, orta direk çöker, alım gücü düşer. Bunların olması, ülkelerin batmasına eşdeğerdir.
Kendi fikirleriniz olabilir. Ama kendi “gerçekleriniz“ olamaz. Gerçekleri sadece ve sadece “ bilim “ belirler.
Gelişmiş ülkeler, güçlü oldukları için özgür değiller. Özgür oldukları için güçlüler.
İnsanların duymak istediklerini söylemek, siyasetçilerin işidir. Bilim adamlarının değil.
Dünyanın en büyük enerji rezervlerine sahip olan Venezuela’da bir bidon petrol, bir tane damak çikolata dahi etmiyor.
Enflasyon; Liyakatli atamalar, bağımsız Merkez Bankası, bağımsız kurumlar ve akla uygun para politikası ile “kalıcı“ olarak düşer.
Kurumları bağımsız olmayan, gücün “tek“ elde toplandığı, dil - din -ırk-köken üzerinden ayrıştırmanın yapıldığı ülkeler sefil olur.
Mezhep, dil , din , ırk, köken, cinsiyet üzerinden siyaset yapan ülkeler, “sefil“ oldu, “sefil“ olacak.
Dünya ’nın en iyi silahlarını, en iyi bombalarını, en iyi uçaklarını yapmak, “tek başına“ yeterli olsa: Kuzey Kore sefil olmazdı. Sefil..
Felsefeyi okuyun, anlayın. Felsefe okumayan toplumlar sorgulamaz, kandırılır, sefil olur, aç kalır.
Kurum “güçlü“ olacak, kurum “bağımsız“ olacak. 21. yüzyılda kurumlar yerine kişilerin güçlü olduğu ülkeler, kabile olur, sefil olur, büyücüden medet uman olur.
Kurnazlık ile akıl aynı şey değildir. Kurnaz olmayı akıllı olmak sananlar eninde sonunda, büyük hayal kırıklığına uğrarlar. Az gelişmiş ülkelerde de kurnazlık, akıllılık zannedilir, o yüzden de o ülkeler “fakir“ kalmaya, “sefil“ kalmaya mahkumdurlar.
Katma değerli üretim, katma değerli insan, katma değerli eğitim, eşittir: evrensel güç!
Türkiye; Edirne’nin batısında, Ağrı’nın doğusunda esamesi okunmayan adamların en milli benim diye palavra sıktığı bir ülke oldu.. Bunu değiştirmek zorundayız.
Güçlü bir ülke olmanın sırrı şunlardır; Bilime yatırım yapacaksın. Eğitimi evrensel, hukuku üstün yapacaksın. İdeoloji kavgası yapmayacaksın. Tarihinle kavga etmeyeceksin. İşi bilene vereceksin. Şeffaf olacaksın. Miktara değil, kaliteye yatırım yapacaksın. Ve din işlerini siyasi amaçların için kullanmayacaksın. Ve arkana yaslanıp, uçuşu seyredeceksin.
Net ve açık söyleyeyim. Eğer sürümden kazanma yoluna giderse, eğer ben doları arttırayım, faizi düşüreyim, işte benim malım ucuzlasın TL değer kaybettiği için, ucuza bir sürü mal satarım, daha fazla çorap satarım, çorabın fiyatını yarıya indireyim, 2 yerine 4 çorap satayım derse eğer bu modele giderse eğer Afrika bile Türkiye'yi 15 yıl sonra, amiyane tabiri ile tokatlayıp geçer.
Yıllar geçtikçe emin olun orta direk, ülkelerin içinde eriyecek ve bu orta direk paylaşılacak. Belli bir kısım alta düşecek, belli bir kısım üst gelir grubuna çıkacak. Ülkeler için de aynı şey geçerli. Dünyada şu anda çok gelişmiş ülkeler var. Bir daha alt bir grup var. Bir de böyle gelişmekte olan piyasa dediğimiz 1. lige çıkmaya çalışan ülkeler var. Yıllar geçtikçe bu ortadaki grubun örneğin Türkiye, en aşağıya ve en yukarıya şeklinde ayrıldığını ve bu ülkelerin dağılımının daha bi Modal bir dağılım olduğunu görmeye başlayacağız. Bu son derece tehlikeli. Bu ne demek Türkiye için? Türkiye yaptığı seçimler ile gelecek 20 yıl içinde yapacağı seçimler ile aşağıya mı düşeceğini yoksa bir basamak yukarı mı çıkacağına karar verecek.