w:İsa topraktan yapılmış insan olarak ortaya çıktı. Ruhu özünde saftı ve sınırlanmıştı. Bu nedenle ruhu onun için belirlenen sürede orada bin yıldan fazla kaldı. Bu ruh Allah’tandır, başkasından değil. Bu nedenle ölüleri diriltti ve kilden kuş yaptı. Üst ve alt dünyadaki etkili eylemleriyle Allah’la olan ilişkisi kanıtlandı. Allah onun bedenini ve ruhunu temizledi, ve onu yaratılışta kendi benzeri yaptı.
- Henüz kategori yok.
-
Diyarbakır'da Kürt Dilinde Standardizasyon İçin Yeni Y…20.05.2026
-
Balıkesir'de 4 Günlük Sağanak Alarmı: Sıcaklıklar Anid…20.05.2026
-
Ismail Saibari Eredivisie'nin En İyi Oyuncusu Seçildi,…20.05.2026
-
Polonya Voleybol Milli Takımı, Avrupa Şampiyonası Önce…19.05.2026
-
CHP'deki İç Tartışmalar, Özgür Özel Liderliği ve Medya…19.05.2026
-
Cumhurbaşkanı Kararıyla Çok Sayıda Kamu Taşınmazı ve B…19.05.2026
-
18 Mayıs 2026 Çılgın Sayısal Loto Çekilişi: Rekor İkra…19.05.2026
-
2026 Kurban Bayramı Öncesi Emekli Maaş ve İkramiye Öde…19.05.2026
-
Giresun'da Şaşırtan Görüntüler: Tünelde Ayı Koşusu ve …19.05.2026
-
Hurghada-Münih Uçağı Belgrad'a Acil İniş Yaptı: Kabind…19.05.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
Benzer Sözler
Şiir, ruh pencerelerini Allah'a açtıkça şiirdir. Yoksa balmumundan peteklerdir, bal değil.
Bir noktayı tam yerinde icad etmek için, bütün kâinatı icad edecek bir kudret-i gayr-ı mütenahî lâzımdır. Zira şu kitab-ı kebir-i kâinatın herbir harfinin, bahusus zîhayat herbir harfinin, herbir cümlesine müteveccih birer yüzü, nâzır birer gözü vardır.
Allah’ın varlığı kanıtlanmamıştır Allah bir ruhtur demek, hiçbir şey söylememek, hiçbir anlam ifade etmemektir.
Tin olmadığına göre tinsel evren de yoktur. Yaratılış olayı da insan düşüncesinin ürünüdür, çünkü ne yokluktan varlık, ne varlıktan yokluk çıkar.
İnsan her ne kadar ihtiyar sahibi ise de, emir ve irade Allah'a aittir. O'ndan emir gelmeyince hiçbir şey olmaz.. O irade etmeyince hiçbir nesne vücuda gelemez! O dilememiş olsaydı, bugün ne zaman ne de mekan bulunurdu. O, var ettiği şeyleri devam ettirmeseydi, her şey toz-duman olur giderdi.
Allah insanları kendine ve göndereceği dinlere muhtaç yaratmıştır; insan fıtratı buna göre tasarımlıdır.
Edison’un ampulünü anlata anlata bitiremediler. Allah’ın güneşinden haberleri yok.
Eski çağlarda olmayan bir Tanrı; Musa, İsa, Muhammed dönemlerinde de olmaz? 3200-2000-1400 yıl önceleri bir Tanrı var idiyse 5-10 bin yıl önce, dahası milyonlarca yıl önce neredeydi? Örneğin Muhammed döneminde (610-632) tam 23 yıl birbiri ardı sıra esinler göndermiş olduğu savunulan bu “Allah”, daha önce neden konuşmadı, daha sonra neden susuverdi? Muhammed varsa O da vardı, Muhammed yoksa O da yoktu…
Ey İsrailoğulları! Yalnız, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah’a kulluk edin. Kim Allah’a ortak koşarsa, artık, Allah ona cenneti muhakkak haram kılmıştır. Onun barınağı da ateştir. Zalimler için hiçbir yardımcı yoktur.
Gözüm ağladıkça gamzelerim gülmemekte. Ruhum yıpranmadıkça kalemim hareket etmemekte. Nefesle inşa ettiğim sözüm kulaklarına borçtur; şeytan güvendiklerimi gömdü, lan ne iştir?
Yunus içine döndü umut, dışına baktı kaos var... Demir atmak istediğim ıslak limanlarda lodos var. Fokurdayan suda kaynayan kıskaçlar; kaynar kazanda ıslık çalıp duran ıstakozlar. Öyle güçlü sesim var ama, kâlpsiz kulağı kulaksız. Canımı ölümlerden çekip almaya bu güç yetersiz... Dinsin ateş arsız,yanık içim alevsiz. Gördüklerim doğruysa, bu çekip gidiş vedâsız... Benimle yaşlandılar ama benden önce ölü anılarım. Şu sudan kabarcıklar, ölüm tanıklarım. Yok ki topum tankım. Ardımdan kaynar, su döker kepçeler; yanar her yer, her yerim. Hepsi gâyet farkındalar, ruhum ölüme dalar. Dalan dalıp gider; dalını terk eder yaprak, ölür. Sesim artık gidercesine güçsüz. Sirenlerim bağırmaktan âciz. Ateşle taciz.
Bir defa, insanları tanıyabilmek için onları sınarsınız. İkincisi, başka insanları incelemek için çaba harcanmaz. Bütün insanlar, gerek ruh, gerek fizik açısından, birbirlerine benzerler; hepimizin beyni, dalağı, yüreği, akciğerleri aynı biçimde yapılmıştır. Manevi değerler ise herkeste aynıdır; küçük farkların önemi yoktur. Bir insanı tanımak, diğerini de tanımak anlamına gelir. İnsanlar aynı ormandaki ağaçlar gibidirler; hiçbir botanik bilgini, tek tek akkavağı incelemeye kalkmaz.
Melodi, söz ve iyi bir düzenleme her zaman kazanır. Böyle bir eğilim varsa iyi müzikler de çıkacaktır, o kadar ruh yoksa da bunun sebebi o müziğin fantastik dünyası ve orada yaşamaya daha çok vakit harcamayı gerektiren bir dünyadır. Müzisyen devamlı onun içinde olmalıdır, oradan çıkarır yaptığı şeyleri.