Sanırsın tüm kapıları, beni içeri almamak için yapmışlar.
- Henüz kategori yok.
-
2026 KPSS Lise, Ön Lisans ve Lisans Başvuru ile Sınav …06.07.2026
-
Erling Haaland'ın Rekor Performansı, Sergen Yalçın'ın …06.07.2026
-
Öğle Namazı: İslam'da Gün Ortası İbadetinin Önemi06.07.2026
-
MEB'den LGS Tercihleri ve Okul Araştırması İçin Yenili…06.07.2026
-
İzmir Belediyeleri Dev Taşınmaz Satışlarını Sürdürüyor…06.07.2026
-
Bankaların Güncel Vadeli Mevduat Faiz Oranları: Yatırı…06.07.2026
-
Dünya Kupası'nda Siyasi Müdahale Krizi: Balogun Kararı…06.07.2026
-
Jordan Henderson Dünya Kupası Kutlamasında Ciddi Bilek…06.07.2026
-
Hamaney'in Cenazesi ve Savaşın Geleceği: İran'da Yükse…06.07.2026
-
Nevşehir ve İlçelerinde Bugün Vefat Eden Vatandaşlarım…06.07.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
Benzer Sözler
Doğru söyleyeni dokuz köyden kovdukları yetmiyor onuncu köyün de kapısını kapatıyorlar. Ortada kalıyorsun.
Bu bulutlar nereye gidiyor? Ben de onlara katılsam, dedi. Ruhumun bu bozgun gecesinde bana sizden başka kim yoldaşlık edebilir?
Yunus içine döndü umut, dışına baktı kaos var... Demir atmak istediğim ıslak limanlarda lodos var. Fokurdayan suda kaynayan kıskaçlar; kaynar kazanda ıslık çalıp duran ıstakozlar. Öyle güçlü sesim var ama, kâlpsiz kulağı kulaksız. Canımı ölümlerden çekip almaya bu güç yetersiz... Dinsin ateş arsız,yanık içim alevsiz. Gördüklerim doğruysa, bu çekip gidiş vedâsız... Benimle yaşlandılar ama benden önce ölü anılarım. Şu sudan kabarcıklar, ölüm tanıklarım. Yok ki topum tankım. Ardımdan kaynar, su döker kepçeler; yanar her yer, her yerim. Hepsi gâyet farkındalar, ruhum ölüme dalar. Dalan dalıp gider; dalını terk eder yaprak, ölür. Sesim artık gidercesine güçsüz. Sirenlerim bağırmaktan âciz. Ateşle taciz.
İnsanlar barınaklarını buzağılar, tavşanlar, domuzlar, kazlar ve köpeklerle paylaşıyor, insanlarla hayvanlar birbirlerine sokulup ısınıyorlardı. Bana yer yoktu aralarında.
Biraz daha bekleyip yeni bir deneme yaptım. Boşunaydı. Ormanın sessizliğinde sineklerin vızıltısından başka ses duyulmuyordu.
Hayattan hiç bir beklentim yok: sadece ben varım, akşamın çıplak bıraktığı, bir çığlık gibi göğe yükselen ben.
Biri bana çirkin olduğumu söyledikten sonra; gölgeyi güneşe, karanlığı ışığa yeğler olmuştum.
Bazen bir kuyuya benziyor hayat; kör, pis, zehirli bir kuyuya. Boğuluyorum, ölüme koşacak mecalim kalmıyor, kimseyi görmüyor gözüm. Sevdiklerim yabancılaşıyor. Kitaplar tuğla oluveriyor birden. Dostlarımın sesini tanımıyorum. Varlığım bir tele asılıyor. Bir kâbus bu, bir hastalık. Gözlerimi kaybettikten sonra bu kuyuya sık sık düştüm… İstediğini yapamamak, sakatlığımdan doğan bir aciz… Acılarımı dev aynasında büyüten rezil bir hassasiyetim var… Aczime tahammül edemiyorum… Bu, hayatımın perde arkasındaki ardı arkası kesilmeyen uğultu.
Şimdi o dünyadan hiçbir haber yok; Yok bizi arayan, soran kimsemiz. Öylesine karanlık ki gecemiz, Ha olmuş ha olmamış penceremiz.
Ne zaman yalnız kalmak isterseniz size ayrık otu muamelesi yapılır, bu nedenle 'tuhaf insanların umutsuz yoldaşlığına' maruz kalırsınız.
Düşün gücü olan, teorik dayanağı olan aydın, yalnızlığa en çok dayanabilen insandır. Eğer daha önceki zorunlu tanımlamaları tamamlamak gerekirse, aydın yalnızlığa dayanabilen hayvandır. Ve teorik güç ile yalnızlığa dayanma gücü doğru orantılıdır. Çok büyük bir doğallıkla; çünkü teori dünyadır.