Öyle alçak bir kapıdır ki açlık, geçilmesi zorunlu oldu mu, insan ne denli büyükse, o kadar çok eğilir.
- Henüz kategori yok.
-
Diyarbakır'da Kürt Dilinde Standardizasyon İçin Yeni Y…20.05.2026
-
Balıkesir'de 4 Günlük Sağanak Alarmı: Sıcaklıklar Anid…20.05.2026
-
Ismail Saibari Eredivisie'nin En İyi Oyuncusu Seçildi,…20.05.2026
-
Polonya Voleybol Milli Takımı, Avrupa Şampiyonası Önce…19.05.2026
-
CHP'deki İç Tartışmalar, Özgür Özel Liderliği ve Medya…19.05.2026
-
Cumhurbaşkanı Kararıyla Çok Sayıda Kamu Taşınmazı ve B…19.05.2026
-
18 Mayıs 2026 Çılgın Sayısal Loto Çekilişi: Rekor İkra…19.05.2026
-
2026 Kurban Bayramı Öncesi Emekli Maaş ve İkramiye Öde…19.05.2026
-
Giresun'da Şaşırtan Görüntüler: Tünelde Ayı Koşusu ve …19.05.2026
-
Hurghada-Münih Uçağı Belgrad'a Acil İniş Yaptı: Kabind…19.05.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
Benzer Sözler
Yoksul uluslar, aç; zengin uluslar da gururluydu; açlık ile gurur da, hiçbir zaman bağdaşamazdı.
İnsanlık açsa, açıktaysa, yoksulluk ve sefalet içinde acılar çekerek yaşıyorsa bunun tek sorumlusu ABD canavarının beslediği soysuzluktur.
Çin'in tüm insan ırkına yaptığı en büyük katkı, 1.3 milyar insanını açlıktan korumasıydı.
Ve şunu kastediyorum: özgürlük, yalnızca kişisel özgürlüğün dar anlamında değil, daha geniş anlamda, her bireyin potansiyelini sonuna kadar geliştirmek için ekonomik ve sosyal özgürlüğe sahip olması. Herkesin eşit değeri üzerine kurulu topluluğun anlamı budur. Kuzey Afrika çöllerinden Gazze'nin kenar mahallelerine, Afganistan'ın sıradağlarına kadar açlar, sefiller, mülksüzler, cahiller, yoksulluk ve sefalet içinde yaşayanlar: onlar da bizim davamız.
Yalnız kalmak ve sevilmediğini bilmek, bir insanın yaşayabileceği en büyük yoksulluktur.
Eğer onlar açsa onlara yiyecek veririz, eğer onlar çıplaksa onları giydiririz, eğer onlar hasta ise onları her gün ziyaret ederiz, eğer onlar evsizse onlara bir ev veririz.
Dünyadaki her yurttaşla, her yoksulla, her mazlumla bir aidiet ilişkisi kurabilecek kadar kendimi yonttum.
Şimdi birileri çıkıp ‘aç kaldık’ diyor. Ya vicdansızlık yapma, ne aç kaldın. Aç kalan falan yok!
Ah Tanrım! dedi, zavallı kız kendi kendine. Bu dünyada attığım ilk adımlar acılarla mı dolu olmalı? Bu kadın bir zamanlar severdi beni, bugün neden geri çeviriyor? Ne yazık? Öksüz ve Yoksulum...
Kapitalist ülkelerde bolluğun ortasında açlık, varlığın içinde kıtlık, zenginliğin hemen yanında yoksulluk vardır.
Başın beladaysa ya da yaralıysan, ya da bir şeye ihtiyacın varsa yoksullara git. Yardım edecek bir tek onlar vardır, bir tek onlar.
Yüksek duygulu insanlar, kırılan onurlarının onarılmasına tenezzül etmezler. Çünkü o onarılamaz; çünkü ilişkinin yeniden kurulmasına çalışma yoluyla olacak onarmada, onur bütün bütün kırılır. Ve onun uğrayacağı sonraki darbelerde önceki acılar, artık eski şiddetleriyle duyulmaz olur. İnsan hakarete alışır ve insanlığını yavaş yavaş kaybeder.