Muhtemelen inandığım pek çok şeye inanmıyorum ama bu hiçbir şeye inanmadığım anlamına gelmiyor.
- Henüz kategori yok.
-
NATO Zirvesi'nde VIP Konuklara Özel TOGG Limuzinler Ta…06.07.2026
-
Anthony Nwakaeme'den Trabzonspor'a Vefa Dersi: Süper L…06.07.2026
-
2026 KPSS Lise, Ön Lisans ve Lisans Başvuru ile Sınav …06.07.2026
-
Erling Haaland'ın Rekor Performansı, Sergen Yalçın'ın …06.07.2026
-
Öğle Namazı: İslam'da Gün Ortası İbadetinin Önemi06.07.2026
-
MEB'den LGS Tercihleri ve Okul Araştırması İçin Yenili…06.07.2026
-
İzmir Belediyeleri Dev Taşınmaz Satışlarını Sürdürüyor…06.07.2026
-
Bankaların Güncel Vadeli Mevduat Faiz Oranları: Yatırı…06.07.2026
-
Dünya Kupası'nda Siyasi Müdahale Krizi: Balogun Kararı…06.07.2026
-
Jordan Henderson Dünya Kupası Kutlamasında Ciddi Bilek…06.07.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
Benzer Sözler
Zâten inancımız olmasa, vâr olmanın anlamı anlamsızlıktan başka bir anlama gelir miydi?
Birçok insan gibi benim de bir dinim yok ve dalgalarda savrulan küçük bir teknede oturuyorum.
Özgürlüğü elde edemezsiniz. Özgürlük olabilirsiniz ancak. Özgürlük olmak demek, özgürlüğe olan inanca sahip olmak demektir.
Filozof Kant iyi'nin kendi halinde iyi olduğunu yazıyordu. Ben de doğru peşinde koşmanın başlı başına, doğru olduğuna inanıyorum.
Terk-i diyâr eylesem olmaz, kalsam her şey sabrımı zorlar; ne yapacağımı bilemedim... Hadi diyelim her şeyden caysam, varlık benden caymaz haspam, ne yapmalıyım bilemedim.
Felsefe ayrıdır, inanç sistemi ayrıdır. Aynı şeyleri soylemezler. Felsefe hakikatin peşindedir, inanç sisteminde ise hakikat aranmaz.
Hem dünya hem ahiret için çalışın' tamamen bir safsatadır. Felsefe hakikatin peşindedir, inanç sisteminde ise hakikat aranmaz.
Neden hayat böyle trajik, neden böylesine bir uçurumun üzerindeki daracık bir kaldırım gibi. Aşağı bakıyorum; başım dönüyor; sonuna kadar nasıl yürüyeceğim, bilemiyorum.
her şey benim kalbimdir diyorum her şey kalbimdir diyorum işte o zaman ölüme eşitliyorum aklığını.
Entelektüel olgunluğa ulaştığımda ve kendime bir ateist ya da bir teist ya da bir panteist ya da bir materyalist ya da bir idealist, bir Hıristiyan ya da bir özgürdüşünür olup olmadığımı sormaya başladığımda bunların içeriğinin benim öğrenebildiklerimden ve aksettirebildiklerimden daha fazla olduklarını tespit ettim, yanıt bunlardan daha az bir biçimde vardı. Bu iyi insanların çoğunluğu beni onlardan farklı düşüren şeyler hakkında birbirleri ile aynı düşüncede idiler. Kesin bir 'bilme' (gnosis) düşüncesi içinde bulunuyorlardı -ben büsbütün emin değilken ve hatta sorunun çözülemez olduğuna kendimi ikna etmiş iken varlık sorununu birbirlerine göre az ya da çok başarılı biçimde çözmüş bir durumda idiler.