Madde küçüldükçe parçalanmaktan, kütle büyüdükçe çarpışmaktan çıkan enerji büyüyor, iki ucumuz enerji de, ortada bir yerde uyuyor, enerji maddede dinleniyor; biz uykuyuz ona göre, uyandığımızda yeniden enerji oluyoruz, olacağız geleceğe göre.
- Henüz kategori yok.
-
Fuat Oktay'ın 'Yetki Belgesi' İddialarına Yönelik Sess…20.05.2026
-
Bruno Fernandes, Premier Lig'de De Bruyne ve Henry'nin…20.05.2026
-
Prof. Dr. Naci Görür'den Marmara Depremi ve Kentsel Dö…20.05.2026
-
Bayramda HGS ve Siber Tuzaklara Dikkat: Dolandırıcılık…20.05.2026
-
İstanbul Barajlarında Yaz Öncesi Endişe Verici Su Sevi…20.05.2026
-
Diyarbakır'da Kürt Dilinde Standardizasyon İçin Yeni Y…20.05.2026
-
Balıkesir'de 4 Günlük Sağanak Alarmı: Sıcaklıklar Anid…20.05.2026
-
Ismail Saibari Eredivisie'nin En İyi Oyuncusu Seçildi,…20.05.2026
-
Polonya Voleybol Milli Takımı, Avrupa Şampiyonası Önce…19.05.2026
-
CHP'deki İç Tartışmalar, Özgür Özel Liderliği ve Medya…19.05.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
Benzer Sözler
Madde yavaşlıkla oluşmuştur, çok hızlı bir şeyin maddeliği ve maddiliği kalmayabilir.
Rüyaların yapıldığı maddeden yapılmayız biz ve uykuyla çevrilidir küçücük hayatımız.
Nükleer işlemlerin hesaplanmasında, ilgili enerjilerin çekirdeklerin en düşük uyarma enerjilerine kıyasla büyük olması şartıyla istatistiksel yöntemler uygulamak mümkündür.
Yaşam, üç beş parça şeyin durmadan yer değiştirerek ürettiği sonsuz sayıda aslı olmayan görüntüdür. İki hidrojenden bir helyum, üç helyumdan bir karbon, trilyonlarca karbondan insan, milyonlarca trilyon karbondan dünya... Bu kadar ve başka bir şey yok.
Erken evrende, 3000°K'in üstündeki sıcaklıklarda, evren bugün gördüğümüz gökadalardan ve yıldızlardan değil, sadece madde ve ışınımın ayrışmamış ve iyonlaşmış "çorbasından" oluşmuştu.
Kim ne derse desin, mutlu insanın en mutlu anı, uykuya daldığı andır ve mutsuz bir insanın en mutsuz anı, uykudan uyandığı andır. İnsan hayatı, bir tür hata olmalı.
İnsan dediğin maddeydi. Onu pencereden atarsan düşerdi. Ateşe verirsen yanardı. Gömersen, tüm diğer çöp türleri gibi o da çürürdü.
Hegel'de maddenin saflaşması ancak kavrama dönüşmesiyle mümkündür. İnsan aklının algılama, anlama ve kavramlaştırma süreci, aslında somutun çözümlemesi demektir. Kavram, bu çözümleme sürecinin en üst aşamasıdır. Kavram, tutulabilecek mükemmeliktir. Sonsuz, hızlıdır. Kavram, sonsuz bir hızla inebilmektedir.
Terk-i diyâr eylesem olmaz, kalsam her şey sabrımı zorlar; ne yapacağımı bilemedim... Hadi diyelim her şeyden caysam, varlık benden caymaz haspam, ne yapmalıyım bilemedim.
Zâten inancımız olmasa, vâr olmanın anlamı anlamsızlıktan başka bir anlama gelir miydi?