Kavramlar duyusuz boştur duyular kavramsız kördür.
- Henüz kategori yok.
-
Endonezya'da 7.4 Büyüklüğünde Deprem: Tsunami Uyarısı …02.04.2026
-
DNA Kanıtıyla Çözüldü: Ted Bundy, 51 Yıllık Cinayet Do…02.04.2026
-
Mart Ayı Enflasyon Beklentileri ve Kritik Açıklanma Ta…02.04.2026
-
Bodrum Masalı'nın Yıldızı Serel Yereli, Londra'da Sade…02.04.2026
-
TCMB Güncel Döviz Kurları: 1 Nisan 2026 Tarihli Veriler02.04.2026
-
Mart 2026 Enflasyon Verileri Açıklanıyor: Memur, Emekl…02.04.2026
-
A101 2 Nisan 2026 Aktüel Kataloğu: Teknolojiden Ev Yaş…02.04.2026
-
Türkiye 2026 FIFA Dünya Kupası'na Katılmaya Hak Kazand…02.04.2026
-
2 Nisan Burç Yorumları: Yıldızlar Sağlık, Aşk ve Kariy…02.04.2026
-
Ortadoğu'daki Çatışmasızlık İyimserliği Piyasaları Hız…02.04.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
Benzer Sözler
Sorun şu ki, insanlar inancın takdir edilmesi gereken bir şey olduğunu düşünüyor. Aslında inanç , kanıtınızın olmadığı bir şeye inandığınız anlamına gelir.
Bir şeyin tadına bakmadan taraf tutmanın önyargıdan öteye geçemeyeceğini düşünüyorum.
İnsan zihninde, doğuştan gelen hiçbir bilgi ve düşünce yoktur. Bildiğimiz şeylerin temelinde duyu ve deneyimler vardır.
Bütün yetenekler doğuştan gelen insan aklıyla, çalışmayla, gözlemle ve deneme-yanılma yoluyla kazanılmıştır.
Aklımızda tutmamız gereken esas şudur ki, biz, duygulara, düşüncelere, fikirlere, gördüğümüz ve duyduğumuz için sahibiz.
Hegel'de maddenin saflaşması ancak kavrama dönüşmesiyle mümkündür. İnsan aklının algılama, anlama ve kavramlaştırma süreci, aslında somutun çözümlemesi demektir. Kavram, bu çözümleme sürecinin en üst aşamasıdır. Kavram, tutulabilecek mükemmeliktir. Sonsuz, hızlıdır. Kavram, sonsuz bir hızla inebilmektedir.
Marx düşüncesinin en zayıf yanı, Hegel'in hiç de diyalektik olmayan anlayışına tütmüyle bağlı olmasıdır. Marx'ta kütleden ışınlanan kavramların hareketinde ve bunların akıl tarafından bilinmesinde hiçbir engel olmasıdır. Üstelik bunların uygun kütlesine sonsuz bir hızla inip girebileceğini düşünüyor.
Devrimci politka, eninde-sonunda, bir bilgi sorunudur. Devrimcilik, eninde-sonunda, epistemolojik bir süreçtir.
İnsanoğlu hakikati ve saadeti hiç bulamaz, velâkin bu hakikat ve saadet yolunda yürümeye yardımcı bir şey vardır. Bu karanlıkta fenere benzer, buna maarif, bilgi denir. Maarif insanın fikrini çok eder, aklını keskin eder, zekâsını çoğaltır.
Ve hele onu (Turan Dursun), şeriat sorunları konusundaki derin bilgisiyle ve her sorunu akıl kıstasına vuran maharetiyle, bir yandan çevresini etkilerken, diğer yandan "bilgili" geçinen nice din adamlarını (ki aralarında "profesör" ya da "doçent" unvanına sahip olanlar vardır) alt edip, foyalarını ortaya vurabilir görmekten her zaman için zevk duymuşumdur. Şunu belirtmek gerekir ki, şeriatla ilgili olarak yazdığı her şey, her bir din adamına ibret verici bir ders niteliğindedir.
Cehâlet sorunu çözmeye, aklı ikna etmeye değil karıştırmaya, duyguları tatmin etmeye yarar.
Yaşamanın sırlarını bileydin Ölümün sırlarını da çözerdin; Bugün aklın var, bir şey bildiğin yok: Yarın, akılsız, neyi bileceksin?