Kaldırımlar, çilekeş yalnızların annesi; Kaldırımlar, içimde yaşamış bir insandır. Kaldırımlar, duyulur, ses kesilince sesi: Kaldırımlar, içimde kıvrılan bir lisandır.
- Henüz kategori yok.
-
Ortadoğu'daki İran Savaşı ABD'nin Küresel Dengesini ve…02.04.2026
-
Kapadokya Tanıtım Serisinde Yeni Dönem: Go Türkiye, Ün…02.04.2026
-
Hapoel Tel Aviv'e EuroLeague'den Ağır Ceza: Playoff Ya…02.04.2026
-
Bitcoin Piyasasında Karışık Sinyaller: Yükseliş Umutla…02.04.2026
-
Ramazan Tetik'in Vefatı Derin Üzüntü Yarattı: Sanat Dü…01.04.2026
-
Marmaray'da Katener Arızası: Seferler Tek Hattan Yapıl…01.04.2026
-
Erzincan'da Yüzeye Yakın 2.8 Büyüklüğünde Deprem: Can …01.04.2026
-
Kandilli Rasathanesi'nin 115 Yıllık İklim Hafızası Yap…01.04.2026
-
1 Nisan 2026 Akaryakıt Zamları: Motorin Fiyatları Yüks…01.04.2026
-
İstanbul'da Eyüpsultan Merkezli Hafif Deprem: Kandilli…01.04.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
Benzer Sözler
Bir zamanlar yaralanmış gölgeniz Yalnızlığa ısılanmış geliyor.. Şiirlerde şarkılaşmış seslerle Duyularla durulanmış geliyor.. Her uykumdan uyanıyor gölgeniz, Gözlerime uzanıyor gölgeniz, Karanlıkta ışıklaşmış renklerle Özlrmime boyanıyor gölgeniz.
Kimseler âşık değil mi bu şehirde? Kimseler, bir meydanın kanepesinde kimseyi beklemeyecek mi, yüzünü bir dakika görmek için kimsenin?
Milyonluk şehirlerde de yaşasa, insanoğlunun içinde yalnızlık, kendi içine çekilme, sinme günleri doludur.
Elmanın yarısı sen yarısı ben,
Günümüz, gecemiz, evimiz, barkımız bir
Mutluluk bir çimendir bastığın yerde biter
Yalnızlık gittiğin yoldan gelir.
Al yalnızlığını gel! Korkma, sıkılmayız. Senin yalnızlığın, benim yalnızlığımla konuşur. Biz susarız.
Al yalnızlığını gel! Korkma, sıkılmayız. Senin yalnızlığın benim yalnızlığımla konuşur, Biz ikimiz susarız!
Kavrar ucunu kayanın kancalı ellerle; Güneşe yakın yalnız yerlerde, Gök mavisiyle halkalanmış, dikilir. Buruşuk deniz altında sürünür; Bakar dağının duvarlarından, Ve bir yıldırım gibi düşer.
Gerçekten kırılmış mı kanatlarımız, Bir başımıza kalmış mıyız çöllerde, Oysa soluğumuz rüzgârlardan uzak olsa bile, Suların diliyle birikiyoruz bentlerde, Bilinç kendi yerinde kalsın şimdi, Sevinçse kendi yerinde, Saçları yangın olsun akşamların Kırların sevdası dolaşsın kentlerde.
Bir yanımız büyük bir ülkeydi kimsesiz, Bir yanımız yine bize düşmandı, Oysa yalnızdık dünyanın orta yerinde, Yitip giden pembe çocukluğumuz Yine zamansız büyümüş bir kandı .
Nedense çıkmak istemiyorum bulvarlara, Beni bu köhne kapılar tanısın, Bu sokaksız numaralar, Evlerden dışarıya taşan, Bu nemli kokular anlasın.
Tekliğim, yorgun ve kanadı kırık kuştur. Bakma sessizce dalışlarıma Bir dilsiz kavaldır yüreğim.