İnsanlık, ne felaket çekiyorsa kalabalıkların ahmaklıkları, budalalıkları yüzünden çekiyor.
- Henüz kategori yok.
-
Bodrum Masalı'nın Yıldızı Serel Yereli, Londra'da Sade…02.04.2026
-
TCMB Güncel Döviz Kurları: 1 Nisan 2026 Tarihli Veriler02.04.2026
-
Mart 2026 Enflasyon Verileri Açıklanıyor: Memur, Emekl…02.04.2026
-
A101 2 Nisan 2026 Aktüel Kataloğu: Teknolojiden Ev Yaş…02.04.2026
-
Türkiye 2026 FIFA Dünya Kupası'na Katılmaya Hak Kazand…02.04.2026
-
2 Nisan Burç Yorumları: Yıldızlar Sağlık, Aşk ve Kariy…02.04.2026
-
Ortadoğu'daki Çatışmasızlık İyimserliği Piyasaları Hız…02.04.2026
-
Ortadoğu'daki İran Savaşı ABD'nin Küresel Dengesini ve…02.04.2026
-
Kapadokya Tanıtım Serisinde Yeni Dönem: Go Türkiye, Ün…02.04.2026
-
Hapoel Tel Aviv'e EuroLeague'den Ağır Ceza: Playoff Ya…02.04.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
Benzer Sözler
Çünkü insanlar her felakete cehaletleri sebebiyle uğramışlar ve hâlâ uğramaktadırlar.
Bilmediğimiz şeyler bizi felakete sürüklemez. Bizi felakete sürükleyen şeyler gayet iyi bildiğimizi sandığımız fakat öyle olmayan şeylerdir.
O çöküş sırasında, yüz milyonlarca ya da milyarlarca insan açlıktan, hastalıktan, fırtınalardan, gıda ve su için yapılacak bölgesel çatışmalarda ölebilir.
Biz hepimiz, başkalarının hayaletlerini kibirle aşağılarız; ama kendimizinkileri cahilce, barbarca üstün tutarız.
İnsanlar, başlarına gelen ve nedenlerini bilip anlayamadıkları felâketleri tanrısal bir varlığa bağlamışlar; bunları onun yaptığına inanmışlardır.
İnsanlık en büyük felaketlerden sonra hep en iyiyi bulmuştur. Şimdi yine bulacaktır.
İnsanın kendi felaketine tahammül edebilmesi büyük hünerse başkalarının felaketini paylaşabilmesi daha büyük hünerdir.
Kendini, geçmişin en büyük eşsiz dahilerine benzetmekte dahilik aramak ahmaklığın en açık nişanesidir.
Bir başkasının felaketinde mutluluk aramak, insanların iyileştirilmesi gereken en korkunç hastalığıdır.
Bilgi ağacı yaşam ağacı değildir! Ruhumuzun güzelliklerini dışarı vurabilir miyiz? Veya şeytan ile yoğrulmuş bir çok eğitimli nesilleri? Cehalet öğrenilemez.
Tarih aslında, insanlığın "suçlarının, çılgınlıklarının ve felaketlerinin" kaydından pek fazla bir şey değildir; ama tecrübenin bize öğrettiği odur ki, halklar ve devletler tarihten asla bir şey öğrenmemişlerdir.
Karayolunda seyreden arabaların ışıklarını görebiliyorum. Sonu gelmeyen bir ışık akışı. Bu kadar insan. Ne yaparlar? Ne düşünürler? Hepimiz öleceğiz, hepimiz, ne sirk! Bunu bilmek birbirimizi daha çok sevmemiz için yeterli bir neden olmalı, ama değil. Son derece önemsiz şeyler bizi dehşete sürükleyip dümdüz ediyor, yutuyor.
Cehalet en büyük düşmandır. Ama bu düşman dışarıdan gelmez. Bunu biz kendimiz büyütür, bizi daha çok cahil edecekleri başımıza getirmek için sandıklara koşarız, zira cehalet rehaveti, rehavet yalancı bir rahatlığı, o da sonunda felaketi getirir. Türkiye insanı böyle bir felaket yoluna çoktan girmiştir. Korkum bunun sonunun cehennem olacağıdır ki, ilk ateşleri de son on yıldır görünmeye başlamıştır. O ateşe, edinemediğimiz arkadaşlarımızla bir arada itilmekteyiz.