İnsanlar, yerler, çerçeveler değişiyor; fakat acılar, aşklar, şairler hep aynı!
- Henüz kategori yok.
-
2 Nisan Burç Yorumları: Yıldızlar Sağlık, Aşk ve Kariy…02.04.2026
-
Ortadoğu'daki Çatışmasızlık İyimserliği Piyasaları Hız…02.04.2026
-
Ortadoğu'daki İran Savaşı ABD'nin Küresel Dengesini ve…02.04.2026
-
Kapadokya Tanıtım Serisinde Yeni Dönem: Go Türkiye, Ün…02.04.2026
-
Hapoel Tel Aviv'e EuroLeague'den Ağır Ceza: Playoff Ya…02.04.2026
-
Bitcoin Piyasasında Karışık Sinyaller: Yükseliş Umutla…02.04.2026
-
Ramazan Tetik'in Vefatı Derin Üzüntü Yarattı: Sanat Dü…01.04.2026
-
Marmaray'da Katener Arızası: Seferler Tek Hattan Yapıl…01.04.2026
-
Erzincan'da Yüzeye Yakın 2.8 Büyüklüğünde Deprem: Can …01.04.2026
-
Kandilli Rasathanesi'nin 115 Yıllık İklim Hafızası Yap…01.04.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
Benzer Sözler
Eğer istediğin olmazsa acı çekersin, eğer istemediğin bir şey olursa yine acı çekersin, hatta istediğin şey tam olarak olsa da yine acı çekersin çünkü onu kaybetme riskin vardır. Zihin böyle belalı bir şeydir. Değişimden özgür olmak ister. Hayatın koşullarından ve ölümden özgür. Fakat değişim hayatın kanunudur ve ne kadar dirensen de bu gerçeği değiştiremezsin.
Karanlıkta aylak aylak dolaşarak aradı bir dostum ışığı, ben evimde sıcak çorbama daldırırken kaşığı. Birbirimizi karanlık kamufle etmişti ve durum kötüydü. Diğerlerini ışıklar bronzlaştırdı, tenler ölüydü. Birisi kalbini tâmir ettirdikten sonra hiç ağlamadı. Diğer dostum son yediği kazıktan sonra hiç konuşmadı. Derler ya, ağzını bıçak açmadı, diğer dostum Hakk'a karşı geldi beli bir daha doğrulmadı.
İlk zamanlarda insanın gönül şenliği, mutluluğu sayılan bir şey, sonradan acı bir tasa, bir ağrı yığını oluyor...
Hayata, yalnızca aşkın yarattığı canlı hevesle katlananlar, onun kıyıcı, yıkıcı tanesiyle vuruldukları gün artık dünyayı görecek gözleri kalmaz.
Hayata ‘evet’ deme aynı zamanda acıya, işkenceye, eksikliklere, açlıklara, ölüme de ‘evet’ demektir.
Aşk mesti fârig olmuşdur hayât u mevtden
Gülşen ü kül-hen ana hoşdur yâ cennet yâ sakar
(Aşk sarhoşu olan âşık, hayat ve ölümden uzaktır; onlar için gül bahçesi ile külhan veya cennet ile cehennem aynıdır.)
Aşk için yeryüzünde uzaktan ötesi yok, En uzun gecelere şafaktan ötesi yok. Yaklaşanlar Tanrı’ya o gerçek aşıklardır, Nehirlere denize varmaktan ötesi yok. Taş bir duvardır her gün dikilen karşımıza, En ulu ağaçlara yapraktan ötesi yok. Elbette ömür biter, can gider ey sevgili, Aşkı sende bulana topraktan ötesi yok.
Dışarıdan bakınca ne yapmak istediğim belli değilmiş gibi algılanabilir, ancak benim kafamda her şey çok net. Yaptığım şeylerden sıkılmak benim hayat şeklim. Bu şekilde var olabiliyorum. Ancak bu daha önce yaptıklarımı kötü bulduğum veya bir arayışta olduğum anlamına gelmiyor.
Hoştur bana senden gelen. Ya gonca gül,yahut diken. Ya hayattır, yahut kefen. Nârın da hoş, nurun da hoş. Kahrın da hoş, lütfun da hoş.
Ey hayat ırmağından su içenler! Gelin soralım canlara ki güzelliği ne oldu da gidiyor. Ben hep seninim diyordu, şimdi neyi buldu da gidiyor?
Hayatta hiçbir şey olgun bir erkeğin ağlaması kadar yürek paralayıcı değildir.