Her başarı öyküsü, bir ”çekirdek kadro”nun eseridir. Çekirdek kadroyu kaçırmayın, değiştirmeyin.
- Henüz kategori yok.
-
2026 KPSS Lise, Ön Lisans ve Lisans Başvuru ile Sınav …06.07.2026
-
Erling Haaland'ın Rekor Performansı, Sergen Yalçın'ın …06.07.2026
-
Öğle Namazı: İslam'da Gün Ortası İbadetinin Önemi06.07.2026
-
MEB'den LGS Tercihleri ve Okul Araştırması İçin Yenili…06.07.2026
-
İzmir Belediyeleri Dev Taşınmaz Satışlarını Sürdürüyor…06.07.2026
-
Bankaların Güncel Vadeli Mevduat Faiz Oranları: Yatırı…06.07.2026
-
Dünya Kupası'nda Siyasi Müdahale Krizi: Balogun Kararı…06.07.2026
-
Jordan Henderson Dünya Kupası Kutlamasında Ciddi Bilek…06.07.2026
-
Hamaney'in Cenazesi ve Savaşın Geleceği: İran'da Yükse…06.07.2026
-
Nevşehir ve İlçelerinde Bugün Vefat Eden Vatandaşlarım…06.07.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
Benzer Sözler
Bir görevin ne kadar zor göründüğü önemli değil... Kalıcılık ve istikrarlı eylem sizi baştan çıkaracak.
Bence en önemli husus işi sevmektir. Her alanda olduğu gibi sevgi birinci sırada gelir. Ardından istikrar geliyor.
Hangi ahmak benim sabetayizme olumsuz baktığımı söylüyor, bu tür ahmaklarımızın azaldığını sevinerek söylebiliyorum. Sabetayistler olmasaydı, biz bu cumhuriyeti kuramazdık, diyen ben oldum. Bugün Sabetayistler, Türkiye'ye sadık olsalar, bu kadar sarsılmazdık, bu da benim ifademdir, büyük çoğunluğu ülkenin çıkarlarını gözetmiyorlar ve geriye kalanlar ise bu ülkeye, Türkiye'ye, eskisinden daha fazla bağlıdırlar.
Eylülist Rejim, en büyük ve en kolay başarısını sanat ve edebiyat alanında kazandı. Çok kısa bir zamanda ve gerekli fiyatın binde birini bile ödemeden, Türk sanatının sorunsalını, biçemini, biçimini, baş aktör ve aktrislerini değiştirmede .ok büyük başarı elde etti.
Hiç kimse iki efendiye kulluk edemez. Ya birinden nefret edip öbürünü sever, ya da birine bağlanıp öbürünü hor görür. Siz hem Tanrı’ya, hem de paraya kulluk edemezsiniz.
Neresi olursa olsun ya da hangi şehrin sahnesi… İçeride ister 100 kişi olsun ister 3 bin kişi, psikolojim hep aynıdır.
5 sene önce hoşlandığım bir kız ile aynı ortamda bulunmak için gitara yazıldım. O sıralar aklımda hiç şarkı söylemek yoktu. Ailemi zorla ikna edip yazıldım. Heyecanla kursa gittim bir baktım, kız mezun olmuş. Meğer kızın sosyal medyadan 9 ayki gönderilerine bakıyormuşum, haberim yokmuş. 1 ay içinde gitar çaldım ve şarkı söylemeye başladım. Bizim yıl sonu gösterilerimiz oluyordu, onlara katıldım ve herkes sesimi beğendi. Konserler vermeye devam ettim, sosyal medyada paylaşımlar yaptım. Büyük bir kitle yakaladım ve artık başkalarının şarkılarını söylemek yerine, insanlar benim şarkılarımı söylesin dedim. "Gece Gölgenin Ardından Bak" şarkısını çıkarttım ve çok güzel de gidiyor şu an.
Bazı ünlüler beni hâlâ kabul etmiyorlar. "Gece Gölgenin Rahatına Bak" ilk çıktığı zaman radyolar çalmadı, tarzımı algılayamadılar, yaşımdan dolayı kıskandılar, yerden yere vurdular ve benim bu piyasada barınmamı istemediler. Halk her yerde dinleyince radyolar da mecburen çalmaya başladı. Ben bazı şeyleri başarmışım, kabul görmek isterim, saygı duyulmasını isterim.
Fikren BİRBİRİNE BAĞLI OLMAYAN insanlardan büyük ve sürekli, verimli, normalin üstünde iyi işler beklenemez.
Bu kadar kısa bir süre için aşırı iyi bir yere geldim. Devlerle aynı listelerdeyim, aynı sahnelerdeyim. Ama hayallerim açısından daha yeni başlıyor her şey. Efsane olmadan ölmeyeceğim.
Benim daha kırk fırın ekmek yemem, deliler gibi çalışmam lazım. Olmak istediğim yerden çok uzağım hâlâ. Adımı Türk popuna kazımadan bana rahat yok.
Toplumda bir şey var; herkes aldatılmaktan korkuyor. Bu nedenle bu konunun çok güncel olduğunu ve bunun üzerinde yazabileceğimi düşündüm. (...) Bu romanı yazma sürecinde sadakatın bir seçim olduğuna karar verdim. Sadık olmaya insan karar veriyor. Karşısındaki insanı, birlikte yaşadığı insanı değerli buluyorsa ve onu üzmekten korkuyorsa, o zaman bilinçli bir şekilde ona sadık kalmaya çalışıyor. 10 kadar romanım var. Hayat içinde her şey bana ilham verebilir, bütün insan halleri beni ilgilendiriyor. Hepsi yazılabilir.