Cesaret, kararlılık, merak ve bilme arzusu, dostluk, tehlike ve riske girmenin heyecanı, yarışmanın zevki, bağımsızlık, hayal gücü, egonun tatmini, yüksek amaçlara hizmet etme duygusu gibi motivasyonlar, hemen hemen tüm kâşiflerde değişik ölçeklerde gördüğümüz itici güçlerdir.
- Henüz kategori yok.
-
2 Nisan Burç Yorumları: Yıldızlar Sağlık, Aşk ve Kariy…02.04.2026
-
Ortadoğu'daki Çatışmasızlık İyimserliği Piyasaları Hız…02.04.2026
-
Ortadoğu'daki İran Savaşı ABD'nin Küresel Dengesini ve…02.04.2026
-
Kapadokya Tanıtım Serisinde Yeni Dönem: Go Türkiye, Ün…02.04.2026
-
Hapoel Tel Aviv'e EuroLeague'den Ağır Ceza: Playoff Ya…02.04.2026
-
Bitcoin Piyasasında Karışık Sinyaller: Yükseliş Umutla…02.04.2026
-
Ramazan Tetik'in Vefatı Derin Üzüntü Yarattı: Sanat Dü…01.04.2026
-
Marmaray'da Katener Arızası: Seferler Tek Hattan Yapıl…01.04.2026
-
Erzincan'da Yüzeye Yakın 2.8 Büyüklüğünde Deprem: Can …01.04.2026
-
Kandilli Rasathanesi'nin 115 Yıllık İklim Hafızası Yap…01.04.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
Benzer Sözler
Bu yüce bilimdeki büyüleyici cazibeler, yalnızca derinlemesine gitmek için cesareti olan kişilere açığa çıkar.
Gördüğünüz gibi çocuklar, doğada her şey titreyerek ses veriyor. Ama siz insansınız. Her ne olursa olsun, siz titremeyin.
Bilginin peşinden koşuyordum, elde ettikleri sonuçların gerçeğini ve nedenini takip etmekten asla korkmadım.
Bilimsel çalışmalarda, gerçeğin ötesine geçmeyi reddedenler nadiren gerçeğe ulaşırlar.
Bir cismi ya da kişiyi merak edip de peşin hükümlü fikirler tarafından engellenmek kadar zor bir şey yoktur. İşte bu perde zaman zaman kalkar, onu kaldıran kişiye ise dahi denir.
Ayaklarınıza değil, gökyüzüne bakın. Gördüğünüz şeylerin mantığını anlamaya çalışın. Evren’in neden var olduğunu düşünün. Meraklı olun.
Gün gelecek türkiye'nin bağımsızlığı ve kurtuluşu için gerekirse hepimiz vurulacağız. bunlar bizi korkutmuyor, üzmüyor ancak kinimiz bileniyor.
Boğdan, Eflak ve Niğbolu dağlarını aşarak geldik, eğer geri dönersek düşman arasında namımız kalmaz; her ne olursa olsun ya bu taburu sökündürürüz ya da cümlemiz kırılıp kıyamete kadar gideriz.
İsteyenler, karılarının yanına dönüp entarilerini giyebilirler! Ben düşmana karşı tek başıma da gidebilirim!
Madem ölümden korkuyoruz, niçin evlerimizde oturup da çocuklarımızla keyfimize bakmadık, askerliğe girdik? Bizim borcumuz, düşmanın azlığını çokluğunu kıyaslamak değil, ona karşı durmaktır.
İster korkutsun beni, ister kessin, ya da aksine sevsin baş tacı yapsın, boyun eğmiyorum işte!