Acısıyla Tatlısıyla Türker İnanoğlu Yeşilçam'ı Anlatıyor, kitabını yazıyorum. Türk sinemasını, acısıyla tatlısıyla, yaşananları, içinde draması ve komedisiyle hiç kimsenin özeline girmeden hazırladığım bir kitap bu. Tatlı ama dramatik olanlar da var içinde. İntihar edip ölen arkadaşlar da var. Daha devamı var yazıyorum. Yarısı bitti.
- Henüz kategori yok.
-
2026 KPSS Lise, Ön Lisans ve Lisans Başvuru ile Sınav …06.07.2026
-
Erling Haaland'ın Rekor Performansı, Sergen Yalçın'ın …06.07.2026
-
Öğle Namazı: İslam'da Gün Ortası İbadetinin Önemi06.07.2026
-
MEB'den LGS Tercihleri ve Okul Araştırması İçin Yenili…06.07.2026
-
İzmir Belediyeleri Dev Taşınmaz Satışlarını Sürdürüyor…06.07.2026
-
Bankaların Güncel Vadeli Mevduat Faiz Oranları: Yatırı…06.07.2026
-
Dünya Kupası'nda Siyasi Müdahale Krizi: Balogun Kararı…06.07.2026
-
Jordan Henderson Dünya Kupası Kutlamasında Ciddi Bilek…06.07.2026
-
Hamaney'in Cenazesi ve Savaşın Geleceği: İran'da Yükse…06.07.2026
-
Nevşehir ve İlçelerinde Bugün Vefat Eden Vatandaşlarım…06.07.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
Benzer Sözler
Cilt ameliyatımdan 15 gün sonra aynaya ilk baktığımda artık o izleri görmek istemiyorum. Çünkü şuna da inandım, onların her birinde birer kötü anım var. O yüzden onlarla birlikte hepsi gidecek. Yeni bir hayat başlayacak benim için. Bu bir arınma gibi, yenilenme gibi. O izlerin gitmesiyle birlikte kötü olan hiçbir şeyi hatırlamayacağım.
Kurgu bir örümcek ağına benzer, belki çok hafifçe bağlanmıştır birbirine ama yine de her bir köşesinden hayata bağlıdır.
Yaşamım içimdeki ham duyguları sıralanmış sözcüklere, işlenmiş düşüncelere döndürmekle geçti.
Hayatın her yeri delik deşikti, sayfaları yırtılmış, buruşturulmuş, fırlatılıp atılmış bir kitap gibi.
Hayatım boyunca tekrar tekrar okumaktan bıkmayacağım. Çünkü bu kitaplar hayatınızın belli yaş ve dönemlerinde size farklı dersler veriyor.
Bence tanımı gereği, insanca doğru olan bir şey yazmak için biraz yaşamanız gerekiyordu.
İyi yazarlar genellikle hayatın gerçeklerine dokunurlardı. Bu bakımdan kitaplardan neden bu kadar nefret edildiğini, korkulduğunu anlıyor musunuz? Hayatın gerçek yönlerini veriyorlar.
Kitap dünyasının bir şekilde günlük hayatın sunduğundan çok daha zengin ve leziz tatlar sunduğunu bile söyleyebilirim.
Kusursuz metin diye bir şey yoktur. Tıpkı kusursuz umutsuzluk diye bir şeyin olmadığı gibi.
Bir şiir, sadece bir şiir olarak kalmaz. Aynı zamanda bir duygu, bir anı, bir insanın hayatıdır.