- Henüz kategori yok.
-
Endonezya'da 7.4 Büyüklüğünde Deprem: Tsunami Uyarısı …02.04.2026
-
DNA Kanıtıyla Çözüldü: Ted Bundy, 51 Yıllık Cinayet Do…02.04.2026
-
Mart Ayı Enflasyon Beklentileri ve Kritik Açıklanma Ta…02.04.2026
-
Bodrum Masalı'nın Yıldızı Serel Yereli, Londra'da Sade…02.04.2026
-
TCMB Güncel Döviz Kurları: 1 Nisan 2026 Tarihli Veriler02.04.2026
-
Mart 2026 Enflasyon Verileri Açıklanıyor: Memur, Emekl…02.04.2026
-
A101 2 Nisan 2026 Aktüel Kataloğu: Teknolojiden Ev Yaş…02.04.2026
-
Türkiye 2026 FIFA Dünya Kupası'na Katılmaya Hak Kazand…02.04.2026
-
2 Nisan Burç Yorumları: Yıldızlar Sağlık, Aşk ve Kariy…02.04.2026
-
Ortadoğu'daki Çatışmasızlık İyimserliği Piyasaları Hız…02.04.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
Yazarlık
Yazarların bağlılığı, becerisi, tutkusu ve şansı sayesinde kelimeler, dünyadaki en güçlü şey olduğunu kanıtlayabilir.
Bu kadar az kitap yazılmasının nedeni, yazabilen o kadar az kişinin bir şeyler biliyor olmasıdır.
Zaten bir yazar olarak değil , sağduyu dünyasında yaşayamam ve yaşamıyorum. Tercih ederim, sizi temin ederim bu hayatı kolaylaştırır. Ancak sağduyu, ne yazık ki romancılar için değildir.
Araştırma adı altında başkalarının kirli çamaşırlarını ortaya çıkarmaya uğraşmak en ucuz yazınsal hesaplardan biridir.
Benim için yazarlığın sırrı, nereden geleceği hiç belli olmayan ilhamda değil, inat ve sabırdadır.
Türkiye’de Çağdaşlaşma bir yapıt olarak Cumhuriyet’in doğuşunun 50. yıldönümünün kutlandığı yılda yayımlanmak üzere yazılmıştı. Cumhuriyetin doğuşu yıllarının kuşağından gelen bir kişi olarak o yıldönümünün kutlanmasına böyle bir araştırma ile katkıda bulunmak yazı ve öğretim yaşamımın en doğal, en mutlu göreviydi.
İşte, çalışmalarımıza yön verecek olan duygular bunlardır ve okuyuculardan, bu unsurları göz önünde bulundurarak, yarattığımız karakterlerin ağzından dökülecek yanlış sözler ve gerçeğe duyduğumuz aşk nedeniyle göz önüne serme zorunluluğu duyumsadığımız, biraz fazla rahatsız edici durumlar için hoşgörü istiyoruz.
1959′da ilk hikâyelerim Hallaç’ta Sait Faik ve Beckett etkisinde kalacağım korkusuyla epeyi bocalamışımdır. Birilerine benzemeyi, onları taklit etmeyi, kendi benliğimi bulmadan başkalarının açtığı yoldan arz-ı endam etmeyi bir çeşit hak yemek saydığımdan onların adını anmadan çıkaramazdım kitabımı.
Ses yinelemeli (aliterasyon) takma adlar Berlin'li bir hukukçunun bulduğu isimlerdir. (...) Onun, medeni kanunu,haciz kararlarını ve ceza davalarını anlattığı insanların isimleri A veya B değildi, miras ve miras bırakan da değildi. Onların isimleri, Benno Büffel ve Theobald Tiger; Peter Panter ve Isidor Iltis ve Leopold Löwe ve bu şekilde alfabenin tüm harfleri ile devam eden ses yinelemeli adlardı. (...) Wrobel – bizim hesap defterinin adıydı; ve Ignaz ismi de bana hep çok çirkin geldiğinden,inatla ve büyük bir nefretle, kendini yoketme eylemine ve varoluşumun yeni durumunu vaftiz etmeye başladım. Kasper Hauser'in ise tanıtılmaya gereksinimi yok.