- Henüz kategori yok.
-
Diyarbakır'da Kürt Dilinde Standardizasyon İçin Yeni Y…20.05.2026
-
Balıkesir'de 4 Günlük Sağanak Alarmı: Sıcaklıklar Anid…20.05.2026
-
Ismail Saibari Eredivisie'nin En İyi Oyuncusu Seçildi,…20.05.2026
-
Polonya Voleybol Milli Takımı, Avrupa Şampiyonası Önce…19.05.2026
-
CHP'deki İç Tartışmalar, Özgür Özel Liderliği ve Medya…19.05.2026
-
Cumhurbaşkanı Kararıyla Çok Sayıda Kamu Taşınmazı ve B…19.05.2026
-
18 Mayıs 2026 Çılgın Sayısal Loto Çekilişi: Rekor İkra…19.05.2026
-
2026 Kurban Bayramı Öncesi Emekli Maaş ve İkramiye Öde…19.05.2026
-
Giresun'da Şaşırtan Görüntüler: Tünelde Ayı Koşusu ve …19.05.2026
-
Hurghada-Münih Uçağı Belgrad'a Acil İniş Yaptı: Kabind…19.05.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
Yazarlık
Muhtemelen, bir yazara verilebilecek bundan daha önemli bir tavsiye yoktur: Sana, büyük bir kıvanç vermeyen tek satır bile yazma.
Yazmayı sevmek, yazar olmayı hedefleyen biri için çok önemli bir meziyettir. Düzgün metin, ya doğuştan yetenek ya da ölesiye çaba gerektirir. Başka yolu yoktur.
Kusursuz metin diye bir şey yoktur. Tıpkı kusursuz umutsuzluk diye bir şeyin olmadığı gibi.
Yazarlar bilirler ki bazen yazılacak şeyler; bir çekmecede yıllar boyunca beklemiştir ve ancak onlar hakkında yazacak kapasiteye ulaştıklarında ortaya çıkmışlardır.
1936 yılından beri yazdığım tüm ciddi çalışmaların her satırı doğrudan ya da dolaylı olarak totalitarizme karşı ve benim anladığım anlamda demokratik sosyalizmden yana olmuştur.
On altı yaşımdayken birdenbire sözcüklerin salt tadını, başka deyişle, sözcüklerin sesleriyle çağrışımlarını keşfettim … Para kazanmak gereksinimini bir yana bırakırsak, düzyazı için gerekli olan en az dört ana yazma nedeni (salt bencillik, estetik merak, tarihsel dürtü, siyasal amaç) olduğunu sanıyorum. Bunlar her yazarda değişik ölçülerde bulunur ve bu oranlar yazarın içinde yaşadığı çevreye göre zaman zaman değişir.
Çok yazmak, çabuk yazmak hiç de önemli değildir. Dünya nasıl yazdığınıza değil, ne yazdığınıza bakar.
En zor şeylerden birisi ilk paragraftır. İlk paragraf için aylarca uğraştığım oldu ve gerisi kolaylıkla gelir.
Kitaplar, yazarların çocukları gibidir. Onlar arasında ayırım yapmak zordur. Ama okuyucularımız, 30 yıldır çok sevilerek okunan ve iki ciltten oluşan “Hayatın İçinden” adlı eseri çok fazla sevdiklerimi belirtiyorlar. Çok şükür bu kitaplar hiç gündemden düşmedi. Ve her geçen gün daha fazla okunur hale geldi.
Benim için büyük angarya hep aynı: Bir cümleye nasıl başlanır, nasıl devam edilir, nasıl tamamlanır.
Yazmak güzel şey; hem kendine, hem bir kalabalığa konuşmak gibi iki zevki birleştiriyor.