İmparatorluklar asla sonsuza dek yaşamaz. Her biri sonuçta korkunç bir çöküşü yaşamıştır. Daha mutlak egemenlik peşinde koşarlarken birçok kültürü yok ederler, sonra da kendileri yıkılırlar. Uzun vadede hiçbir ülke ya da ülkeler topluluğu, varlığını başkalarını sömürerek sürdüremez.
- Henüz kategori yok.
-
Anthony Nwakaeme'den Trabzonspor'a Vefa Dersi: Süper L…06.07.2026
-
2026 KPSS Lise, Ön Lisans ve Lisans Başvuru ile Sınav …06.07.2026
-
Erling Haaland'ın Rekor Performansı, Sergen Yalçın'ın …06.07.2026
-
Öğle Namazı: İslam'da Gün Ortası İbadetinin Önemi06.07.2026
-
MEB'den LGS Tercihleri ve Okul Araştırması İçin Yenili…06.07.2026
-
İzmir Belediyeleri Dev Taşınmaz Satışlarını Sürdürüyor…06.07.2026
-
Bankaların Güncel Vadeli Mevduat Faiz Oranları: Yatırı…06.07.2026
-
Dünya Kupası'nda Siyasi Müdahale Krizi: Balogun Kararı…06.07.2026
-
Jordan Henderson Dünya Kupası Kutlamasında Ciddi Bilek…06.07.2026
-
Hamaney'in Cenazesi ve Savaşın Geleceği: İran'da Yükse…06.07.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
Tarih Felsefesi
Tarih nedir ki nihayetinde? Tarih, sonunda yalanlara dönüşen gerçeklerdir; efsaneler ise sonunda tarihe dönüşen yalanlar...
Tarihin yörüngesi, en ufak ikircikliğe yer bırakmayacak ölçüde işçi sınıfı'nın yörüngesine girmiştir.
Bir uygarlık ne kadar hızlı ilerlerse, yerine bir başkasının yükselmesi için o kadar çabuk ölür.
Mısırlılar dünyanın evvelki zamanını sırasıyla Tanrılar Çağı, Kahramanlar Çağı ve İnsanlar Çağı olarak üç çağa ayırmışlardır.
Halkların doğası önce kaba, sonra şiddetli, sonra iyi huylu, sonra narin, sonunda çözülmüş.
Tarihten beri barbarlığın gölgesi medeniyet çağını karartmıştır ve medeniyet, cehalet ve barbarlığın varlığını koruduğu zamanda serpilmiştir.
Bence bütün tarih kitaplarını yakmalı, yeni kuşaklara atalarının yaptığı rezillikleri okutmamalı.
İnsanlık tarihi insan özgürlüğünün başlangıcıdır ve onun ilk eylemi olan itaatsizlikle başlar.
Tarihi, insanlığın suçlarının, çılgınlıklarının ve talihsizliklerinin kayıtlarından biraz daha fazlasıdır.
Tarih popülisttir. Her zaman buz dağının görünen ucu hakkında konuşmaya mahkumdur. İdeolojiler doğrultusunda yazılmamış, dürüst bir tarih bile olsa bundan kaçamaz. Zira tüm gerçekleri, tüm boyutlarıyla kayda geçmek mümkün değildir.
İnsanlık bütün çağlarda ve ülkelerde o kadar aynıdır ki, tarih bize bu açıdan yeni ya da tuhaf hiçbir bilgi vermez.