- Henüz kategori yok.
-
Mehmet Ali Erbil'in Annesi Yurdagül Eken 84 Yaşında Ha…02.04.2026
-
A Milli Takım 24 Yıllık Hasrete Son Verdi: 2026 Dünya …02.04.2026
-
ATA AÖF 2026 Bahar Dönemi Sınav Takvimi ve Eskişehir U…02.04.2026
-
Prof. Dr. Bülent Akdoğan'ın Vefatı Tıp Dünyasını Yasa …02.04.2026
-
X (Twitter) Küresel Çapta Kesinti Yaşıyor: Kullanıcıla…02.04.2026
-
Xiaomi HyperOS 3.1 Küresel Dağıtıma Başladı: Android 1…02.04.2026
-
BDDK Kararıyla Kredi ve Kart Borç Yapılandırmasında So…02.04.2026
-
AJet'ten İkinci Yıl Dönümüne Özel Yüzde 20 Yurt İçi Uç…02.04.2026
-
Yağışlı Hava Trendyol'da E-ticaret Alışveriş Alışkanlı…02.04.2026
-
Wordle Güncel Çözümleri ve İpuçları: Nisan 2026 Bulmac…02.04.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
İletişim
Geveze, düşündüğünden fazlasını konuşandır. Çok düşünen ve çok konuşan hiçbir zaman geveze olarak addedilmez. Geveze ağzına geleni söyler, beliğ yüreğinden geleni.
Sözler de tıpkı meyveler gibi henüz olmadan yenildiğinden hazımsızlık yapar. Eğer olgunluğu geçirmiş ve çürümeye başlamışlarsa, zehirlenirsin. Sadece, doğru zamandan sindirildiğinde, sağlıklıdır.
Genellikle hakkında konuştuğumuz şeyden sessiz kaldığımızın on katı pişmanlık duyarız.
Uzun süre konuşup da dinleyicilerine yaltaklanmayan kişi, hoşnutsuzluk uyandırır.
Sözleriniz yürekten gelmedikçe, hiçbir zaman iki kişiyi birleştiremezsiniz.
Hiçbir kimse toplumda çok fazla konuşmazdı, eğer diğerlerinin onu ne kadar sıklıkla yanlış anladığını bilseydi.
Duyduğumuz şeyleri başkalarına anlatırken onları tahrif etmemizin nedeni zaten başta tam anlayamamış oluşumuzdur.
Başkalarına kendimizden söz etmek gayet doğaldır; başkalarının kendileri hakkında söylediği şeyleri, onların kast ettiği biçimde anlamaksa bir kültür meselesidir.
Eğer bir şey söyleme konusunda gerçekten kararlıysanız, kelimelerin peşinde koşmaya ne gerek var? İnsanlığa gösteriş yapmaya çalışan süslü konuşmalar, sonbaharda kuru yaprakları hışırdatan rüzgâr gibi sevimsiz ve tatsızdır.
Bazı kısa cümleler, kişiye söylenecek hiçbir şey kalmadığı hissini verme yetenekleri bakımından eşsizdir.
Bir insanın kendisine cevap veremeyen bir başka insanla konuştuğu yerde akıl kaybolur.
Akla uygun iletişim, kendine saygı ile başkalarına saygının eşitliği üzerine temellenir.