- Henüz kategori yok.
-
Otomotiv İhracatı Mart Ayında Azalmasına Rağmen Liderl…07.04.2026
-
Gaziantep Adliyesi'nde Rüşvet ve Uyuşturucu Ağına Büyü…07.04.2026
-
Nilperi Şahinkaya'dan Eski Sevgiliye Milyonluk Vurgun …07.04.2026
-
MEB'den 2025-2026 Eğitim Yılı Yaz Tatili ve Karne Duyu…07.04.2026
-
Trump'ın İran Ultimatumu Gerginliği Tırmandırıyor: Anl…07.04.2026
-
Şampiyonlar Ligi Çeyrek Finali: Real Madrid - Bayern M…07.04.2026
-
Pegasus ve British Airways Seferlerinde Büyük Aksaklık…07.04.2026
-
Elif Karaarslan'dan Trabzonspor-Galatasaray Derbisine …07.04.2026
-
ENPRA Hisseleri Borsa İstanbul PÖİP'te İşleme Başlıyor…07.04.2026
-
T26 Tüneli ile YHT Seyahatlerine Yeni Hız: Bakan Uralo…07.04.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
#umut
Hayallerimiz birgün gerçekleşebilir. Zaten gerçekleşmiş bazı olaylar bir zamanlar hayaldi.
Dünya ne kadar dehşet verici ve tehlikeli görünürse görünsün, içinde hala ufacık da olsa bir umut barındırıyor ve bu umuda erişmenin yolu birbirimizi sevip kollamaktan geçiyor.
Bir zamanlar sahip olduklarını geri alamasan da onları arkanda bırakabilirsin. Yeniden başlarsın. En baştan.
Anarşizm, muazzam olasılıklarıyla cezbedicidir. Umutsuz durumlarda olduğu gibi mekanik bir çözüm sunar.
Kimi vakit sönen hayat ateşimiz rüzgâr gibi bir başkası tarafından körüklenerek alevlenir; ve her birimiz bu ateşi tekrar canlandıran dostlarımıza en içten teşekkürlerimizi borçluyuz.
Bazen ışığımız söner, ama başka bir insanla karşılaşmamızla tekrar parlayıverir bir anda.
Özgürlük gelecek umudu değildir. O, şu 'an'adır ve insanlarla ve şu andaki dünyayla uyumludur.
İçimde bütün dünya dilleri Konuşur şiirler dolusu, Seni anlatırken dilsiz oluyorum, Neden Tokluk uğruna aç topraklar, Süren biz değil miyiz, Güzellik uğruna çirkin savaşlarVeren biz değil miyiz, Namlular gölgesinde aşklar, Ölümler denizinde dostluklarKuran biz değil miyiz, Demek ki ölüm korkutmuyor artık, Demek ki gelecek yakın,Ha bugün ha yarın Varacak olan biz değil miyiz.
Gerçekten kırılmış mı kanatlarımız, Bir başımıza kalmış mıyız çöllerde, Oysa soluğumuz rüzgârlardan uzak olsa bile, Suların diliyle birikiyoruz bentlerde, Bilinç kendi yerinde kalsın şimdi, Sevinçse kendi yerinde, Saçları yangın olsun akşamların Kırların sevdası dolaşsın kentlerde.
Kuş sesleriyle uyanırsan bir sabah, Doğan güne kaldırırsan başını, Kaynaşan toprağa bakarsın, Toprağı sımsıcak, Ve alabildiğine yumuşak bulursan, Bizi bize sorma sakın, De ki bunlar bir su damlası, De ki rüzgârla boğuşan bir yaprak, De ki bir tohumun boy atması.
Uykusuz kalır mısın kitaplarıma, dudaklarımda hüzün, avuçlarımda sevinç, kulak verir misin çığlıklarıma. Dağları aşarak gelmişim sana, demir kapıları kırarak, ışık olur musun karanlıklarıma.
Acı değil yavrucuğum Korku değil bu yaşam, Bir sarsılmaz denge ki yürür, Açlıklar bir gün öfkeyle, Yokluklar bilinçle titreşir, Bu denge yürür, Ağaç yaşlandıkça çürür, Fidan yaşlandıkça büyür.