- Henüz kategori yok.
-
Paris'teki Bir AVM'den Shakira'ya Esprili ve Viral Kon…05.04.2026
-
Sivasspor, Esenler Erokspor Maçına Hazır: Başkan Özçob…05.04.2026
-
Yasemin Allen, Erdal Kaya ile Las Vegas'taki Sürpriz N…05.04.2026
-
Mert Ramazan Demir Başrollü 'Delikanlı' Dizisi SHOW TV…05.04.2026
-
Gülben Ergen'e Fatmanur ve Hifa Paylaşımları Nedeniyle…05.04.2026
-
Küba: Devrim Mirasından Güncel Enerji Krizine ve Ulusl…05.04.2026
-
Posof'ta Polis Haftası Şehitler İçin Manevi Bir Törenl…05.04.2026
-
Kıvanç Tatlıtuğ'un 'Dönence' Dizisinde Başrol Krizi Bü…05.04.2026
-
Adana Uluslararası Portakal Çiçeği Karnavalı Kortej ve…05.04.2026
-
Artemis II Mürettebatı Ay'ın Uzak Yüzünü Görüntüledi: …05.04.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
#umut
Yaşanan ölüm ve yıkımın boyutları karşısında derin bir şok yaşıyorum. Hayatını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı diliyorum. Yaralılara acil şifalar temenni ediyorum ve umuyorum ki çok daha fazla kişi enkaz altından kurtarılabilir.
İnsanların çoğu için teşekkür, sadece daha büyük yardımlar için gizli bir umuttur.
Seslerimiz yeniden kuşattığında şehirleri Şiirlerle, öykülerle meydanlara döküleceğiz. Ve onun sessizce gömüldüğü o şehri, Güllerle cennet bahçesine çevireceğiz.
Çoğunluk dünyayı kötü fikir ve eylemleriyle, hem plastik, hem nükleer, hem siyasal kirletirken; bir küçük azınlık, yalnız romanlarda görülebilecek muhteşem bir umutla ortalığı temizlemeye çalışmaktalar.
Bir gün öyle bir üfleyeceğim ki bu sigaranın dumanını pencereden, yerle bir olacak rutubetli duvar; bizim evden deniz görünecek.
Yunan ordusu bir adım daha ilerlediği, Anadolu'nun bir yerinde daha isyan çıktığı vakit Türkçe çıkan gazetelerin çoğu sevinçle: — Hani kahramanlarınız? Hani Mustafa Kemal'iniz? Acı acı şöyle demişim: "Kuvayımilliye hiçbir işe yaramasa bile namuslu bir adamın yastığı dibinde duran tabancadır. Hiç olmazsa intihar etmeye yarar!"
Anadolu'dan Mustafa Kemal'in sesi geldiği zaman, o zaman, kalbim doğrulup kalktı. Kuru dala yeniden öz su yürüdü, tomurcuk kurusu üzerinde kırmızı gül açtı. Akşam'ın üçüncü sayfasının başsütununu siper gibi kazıp içine yerleştim. Hainlik, tehlike, ıstırap, korku; orada göğüs göğüse bir kavganın bütün acılarını tattım. Yalnız bir acı nedir bilmem: Ümitsizlik duymadım. Günün fıkraları onlardır. Sonra ne geliyor? Zafer ve sevinç...
Ölmek için çok uğraştım, fakat öyle anlaşıyordu ki beni büyülü bir yaşam bekliyormuş.
Bir umut her zaman olmalı Hayat sonbaharda buruşub döküldüğü zaman tekrar başlar.
O zaman bu perdeci ‘Perde..’ değil, ‘Türk tiyatrosunda yeni bir devir açılıyor’ diyecek.
Umut, her zaman, en kötü koşullarda bile vardır. Ama onu sırtlayıp taşıyabilmek gerekir. Bazen umudu sırtımızda taşımaktan yorulur ve teslim oluruz hayata: "Umut kalmadı deriz." Oysa umut yanımızda, onu bıraktığımız yerdedir. Yorulan umut değil, bizizdir. Umudunu yere bırakan ve onu artık taşıyamayan kişi, hayatının anlamını da yitirmiş demektir.
İnsanda ve dünyada özgün olan potansiyeldir, beklemektir, hüsrana uğrama korkusuyla yaşamak, başarma umuduyla yaşamaktır.