- Henüz kategori yok.
-
Endonezya'da 7.4 Büyüklüğünde Deprem: Tsunami Uyarısı …02.04.2026
-
DNA Kanıtıyla Çözüldü: Ted Bundy, 51 Yıllık Cinayet Do…02.04.2026
-
Mart Ayı Enflasyon Beklentileri ve Kritik Açıklanma Ta…02.04.2026
-
Bodrum Masalı'nın Yıldızı Serel Yereli, Londra'da Sade…02.04.2026
-
TCMB Güncel Döviz Kurları: 1 Nisan 2026 Tarihli Veriler02.04.2026
-
Mart 2026 Enflasyon Verileri Açıklanıyor: Memur, Emekl…02.04.2026
-
A101 2 Nisan 2026 Aktüel Kataloğu: Teknolojiden Ev Yaş…02.04.2026
-
Türkiye 2026 FIFA Dünya Kupası'na Katılmaya Hak Kazand…02.04.2026
-
2 Nisan Burç Yorumları: Yıldızlar Sağlık, Aşk ve Kariy…02.04.2026
-
Ortadoğu'daki Çatışmasızlık İyimserliği Piyasaları Hız…02.04.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
#sinema
Sinema benim için bir düştür. Estetizmin çeşitli öğeleriyle, ayık olarak gördüğüm bir düş.
Sinemada hileleri ve yeniden kurmaları sevmiyorum. Çünkü geçmiş yeniden kurulamaz. Benim için önemli olan bugün yaşanılan hayat içerisinde eskiye benzeyenleri bulup çıkarmak ve onlarla geçmiş arasında bağlantı kurmaktır.
Sinemada her zaman aklım kaldı. Ama bu sektörde kadın yönetmenin varolması çok zor. Bugün bakarsanız kaç tane kadın yönetmen var? Sinema o kadar kolay değil; kaç tane şirket, kadın yönetmenine güvenip yatırım yapıyor?
Bir yazarın kaleme, bir ressamın fırçaya, ama bir film yapımcının bir orduya ihtiyacı vardır.
İlerde sinemacı olacağım. Gün gelecek ben bir şekilde yapacağım bu işi, çünkü kafaya koydum.
Bu işlere başladığımda ustalar kulağımı çekip “Sinemaya bu kadar konsantre olursan sonun darülaceze olur” demişlerdi. Onları dinleyip sinemayı hayatla beraber götürmeye çalıştım.
Müziksiz bir film elbette kurulabilir, neden olmasın. Ama o zaman da yönetmenin bu sessizliğe uygun anlatacak makul bir konusu olmalı elinde. Yoksa olmaz.
Kitabı filmden daha kıymetli bulanlardanım. Ya da şöyle: Kitabı ille de seyretmek gerektiğine inanmam.
Eğer cami ve kilise yaşamın bir evresinde terk edilmişse, sinema pekâlâ bir meditasyon mekânı olabilir. Birinin secde ettiği, ötekinin diz çöktüğü bir tapınakta olduğu gibi, burada da insan yanındakinin nerelere daldığını bilemez.
Sinemayı çok önemli bir iletişim aracı olarak görüyorum. Hayatı anlatıyor. Okulda bir yılda zor verilen eğitimi 2 saatte sinema karşısında verebiliyorsun ve daha çok etkileyebiliyor.
Ben aslında Diriliş Osman'da Yunus Emre yaptık Kut'ül Amare yaptık şimdi Celalettin Harzemşah projesini yapıyoruz Akıncıları yaptık, tarihte yaşanmış bitmiş bir hikaye anlatmadık. Bugün devam eden gelecekte de devam edecek olan bir hikayeye tarih penceresinden bakarak anlatmaya çalıştık.
Tarih dediğiniz hadise, sadece geçmişte yaşananlar değil. Biz aslında sadece tarihi film çekmiyoruz. O tarihi film içerisinde, günümüz insanına çok önemli mesajlar veriyoruz.
Bond, sistemin bir parçası. O, bir emperyalist ve bir kadın düşmanı, insanları öldürürken gülen ve martinisinden yudumlayan biri. Bourne, onunla hiçbir zaman aynı şey olmayacak çünkü O kuruma karşı, paranoyak ve koşmakta.
Bir filmde fantezi ve gerçekliğe yaklaşım bakımından bir farklılık olmadığını düşünürüm. Elbette ki bunu gerçek yaşamda yaparsanız klinik bir deli olursunuz.
Sinema sanat olsun ya da olmasın umursamadı. Elbette, içinde bulduğumuz mizahı ve şiiri sevdik.