Bu tür davranışlar için neredeyse vazgeçilmez bir faktör, çağdaş Amerikan yaşamının hareketliliğidir. Büyük nüfus merkezlerinde yaşamak ve birçok insanla yaşamak, yabancılarla uğraşmaya alıştırır. Bu anonimlik faktörüdür ve iki yönlü bir etkisi vardır. Her şeyden önce, eğer yabancılar arasındaysanız, onları hatırlama ya da ne yaptıklarına ya da ne yapmaları ya da yapmamaları gerektiğine dikkat etmeniz daha az olasıdır. Orada olmalılar ya da olmamalılarsa. İkincisi, neredeyse yabancılardan korkmamaya şartlanmışsınız. Hareketlilik burada çok önemlidir. Gördüğümüz gibi ... bireyin modus operandisi yaptığı şeyi kamufle etmek için büyük mesafeler kat ediyordu. Bu mesafeleri geri plana çekerek anonimlik faktörünü kullanabildi.
- Henüz kategori yok.
-
Ortadoğu'daki Çatışmasızlık İyimserliği Piyasaları Hız…02.04.2026
-
Ortadoğu'daki İran Savaşı ABD'nin Küresel Dengesini ve…02.04.2026
-
Kapadokya Tanıtım Serisinde Yeni Dönem: Go Türkiye, Ün…02.04.2026
-
Hapoel Tel Aviv'e EuroLeague'den Ağır Ceza: Playoff Ya…02.04.2026
-
Bitcoin Piyasasında Karışık Sinyaller: Yükseliş Umutla…02.04.2026
-
Ramazan Tetik'in Vefatı Derin Üzüntü Yarattı: Sanat Dü…01.04.2026
-
Marmaray'da Katener Arızası: Seferler Tek Hattan Yapıl…01.04.2026
-
Erzincan'da Yüzeye Yakın 2.8 Büyüklüğünde Deprem: Can …01.04.2026
-
Kandilli Rasathanesi'nin 115 Yıllık İklim Hafızası Yap…01.04.2026
-
1 Nisan 2026 Akaryakıt Zamları: Motorin Fiyatları Yüks…01.04.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
#şehir hayatı
Şehirde başkasına bağlısın. Şehirde yaşamak doğada yaşamaktan daha zor. Çünkü şehirde birisi iş verecek, para kazanıp alacaksın, ama doğa zaten sana iş veriyor. Atın yediği bitkileri, arının konduğu çiçeği yiyebilirim. Para kazanmak için kişiliğini kaybedenler bile var. Doğada mert olmazsan ayakta kalamazsın. Dürüst olacaksın, o da dürüst sana.
Doğaya gelince fark ettiğim en önemli şey, doğada yaşayan insanın yüzüne baktığımda da bunu anlayabiliyorum: Biz bir şehirde yaşarken o kadar çok stres faktörü var ki onlar bizim hayatımızın kalitesini düşürüyor. Farkında olmadan en küçük şeyleri en büyük problemmiş gibi görüyoruz.
Bir sarhoşun apartmanımın kapısının önünde bağıra çağıra kavga etmesi telefonuma kurduğum alarmdan 2 saat önce kalkmak için çok zevkli doğrusu.
Ortalıkta olmayı sevmiyorum. İstanbul’da da şehrin biraz uzağında oturuyorum. Şehrin içi beni açmıyor. Yeni insanlar tanımayı, yeni ortamlara girmeyi seviyorum ama işlerimi hallettikten sonra şehri geride bırakmak bana iyi geliyor, beni bir sonraki güne şarj ediyor.
O büyük kentlerde otomobiliyle bir salyangoz gibi sürünür, bir elektrikli süpürge gibi çevresinin bütün zehirlerini İçine çeker ve sonra da bütün yaptıklarıyla övünür, durur.
Kızın ayrıldığı koltuğun bitişiğindekine oturdu ve hedefine ulaşmak için yaralarını gösteren dilencilere benzeyen Philadephia’nın gaddar varoşlarını izledi.
Büyükşehirde telaş içinde koşturup dururken, sürekli yere bakarak yaşar hale geliyoruz. Gökyüzüne dönüp bakmayı unutarak.
Az önce Boston'dan döndüm. Kendinizi bir şekilde orada bulduysanız, yapabileceğiniz en akıllıca şey budur.
Şehirlerde, özellikle İstanbul'da bir duvar, ince bir tahta perde iki bitişik komşu arasında insani dostluk icaplarına ebediyen engel olabildiği halde köylerde yüce dağlar, dereler bile ahbaplığa, dert ortaklığına, yardımlaşma gibi insani vazifelere asla engel olamaz.
Çok yoğun hayatlar yaşıyoruz. Fakat sokakta gördüğümüz bir kedi sayesinde, kendimize ayırmadığımız bir dakikayı, kediyi severken kendimize ayırabiliyoruz. Aslında sokak kedileri, İstanbul’da yaşayan insanların, yoğun hayatlarından bir dakika dahi olsa sıyrılmalarını sağlıyor. Kedilerle insanların arasındaki bağ bizi, felsefi düşüncelere, varoluş gibi çok derin yerlere götürdü.