- Henüz kategori yok.
-
Warriors-Rockets Karşılaşmasında Stephen Curry'nin Ger…06.04.2026
-
Bakü Zirvesi'nde Türk Devletleri Teşkilatı İşbirliği v…06.04.2026
-
Bernardo Silva Manchester City'den Ayrılıyor: Juventus…06.04.2026
-
Paris'teki Bir AVM'den Shakira'ya Esprili ve Viral Kon…05.04.2026
-
Sivasspor, Esenler Erokspor Maçına Hazır: Başkan Özçob…05.04.2026
-
Yasemin Allen, Erdal Kaya ile Las Vegas'taki Sürpriz N…05.04.2026
-
Mert Ramazan Demir Başrollü 'Delikanlı' Dizisi SHOW TV…05.04.2026
-
Gülben Ergen'e Fatmanur ve Hifa Paylaşımları Nedeniyle…05.04.2026
-
Küba: Devrim Mirasından Güncel Enerji Krizine ve Ulusl…05.04.2026
-
Posof'ta Polis Haftası Şehitler İçin Manevi Bir Törenl…05.04.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
#sanat
Bir heykelin özü, ayak parmaklarının ucunda giriş yapmalı, kardaki hayvan ayak izleri kadar hafif.
Yeni yetiştirilen yönetici zümre Batı düşüncesi ve sanatının kendi ülkesinde bilerek yahut bilmeyerek sömürge jandarması haline gelmiş, halkından gitgide uzaklaşmış, onu küçümser, hatta ona düşman gözü ile bakar olmuştur. Bugün düşünce ve sanatta batının sömürge jandarmaları haline gelen Türk aydınlarının Türk sineması karşısındaki tutumları bunun sonucudur.
Şiir bir düşüncenin ifadesi değildir. O, kanayan bir yaradan veya gülümseyen bir ağızdan yükselen bir şarkıdır.
Yazmayı yazmak için severim. Bir insanın nasıl sesi olur da söylerse ben de bir kuş öter gibi yazdım. Yazmak hayatımın büyük bir hazzıdır. Ve katiyen şöhret düşünmezdim. Çocukluğumdan beri içimden çıkmak isteyen bir sanat arzusu vardı. Çocukken de hikâyeler tasavvur eder, o vakit hikâyelerimi bir aktris gibi oynardım. Hiçbir gaye düşünmedim.
Halbuki ben, kalemini çirkefe değil, insan sevgisine batırıp yazanların yazdıkları yazıları severim.
Tiyatroda, bizim geleneksel tiyatromuzdan hareket eden ve çağın içeriğine uygun bir epik tiyatro üslubuna varmaya çalıştım.
Kendinden ilham alan kişi her şeyi yapabilir. Bir sanat eseri olarak yaşar ve kendinden eser kalmaz...
Onlar geçti artık. Ben gerek şarkılarımla gerek sözlerimle onları telkin etmeye çalıştım. Herhalde o tuttu. Gerek yok yani kendine zarar vermeye, saldırganlığa. Ortada bir emek var, şarkı var, orkestra var. Biz bütün samimiyetimizle güzellikleri sergiliyoruz... Sen çıkıp orada ne bileyim kendi iç dünyandaki rahatsızlıkları bizim yaptığımız güzelliklerle bağdaştırıyor ve işi menfiye çeviriyorsun. Ne anlamı var, ne gereği var?
Sanat gibi, devrimler de var olanı daha önce hiç bulunmamış olanla birleştirmekten gelir.