Edebiyat tüm sanatların üzerinde yer alıyor. Yaratılan başyapıtların miktarı ne kadar çok olursa olsun müziğin armonisi bir kitabın kısık sesinin yerini asla tutamaz.
- Henüz kategori yok.
-
Jessie Buckley'den İki Yönlü Haber: Yeni Film Projesi …02.04.2026
-
Süper Lig'in 28. Haftasında Kritik Derbilerin Hakemler…02.04.2026
-
Fenerbahçe-Beşiktaş Derbisi Öncesi Kritik Gelişmeler: …02.04.2026
-
Mehmet Ali Erbil'in Annesi Yurdagül Eken 84 Yaşında Ha…02.04.2026
-
A Milli Takım 24 Yıllık Hasrete Son Verdi: 2026 Dünya …02.04.2026
-
ATA AÖF 2026 Bahar Dönemi Sınav Takvimi ve Eskişehir U…02.04.2026
-
Prof. Dr. Bülent Akdoğan'ın Vefatı Tıp Dünyasını Yasa …02.04.2026
-
X (Twitter) Küresel Çapta Kesinti Yaşıyor: Kullanıcıla…02.04.2026
-
Xiaomi HyperOS 3.1 Küresel Dağıtıma Başladı: Android 1…02.04.2026
-
BDDK Kararıyla Kredi ve Kart Borç Yapılandırmasında So…02.04.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
#müzik
İnandığım şeyi yapıyorum. Gerçekten yüreğimden gelen şeyi yapıyorum. Onun için, daha çok karşılaşacağız.
O konuya hiç girmeyelim. İyi bir eşcinsel arkadaşımız gibidir, çok sevdiğimiz... (Placebo grubunu sevip sevmediği sorulunca)
Müzik sayesinde; duygular, düşünceler, pencereler farklı olsa da, herkes aynı frekansı bir yerde yakalıyor ve bir bütünlük oluşuyor.
Ancak , o ses bahçedeki atlama taşlarını ıslatan bahar yağmuru gibi , dinleyenin bilincini yumuşak dokunuşlarla yıkayıveriyordu.
Birileriyle bir şeyler yapmaktansa, tek başıma sessizce kitap okumayı, kendimi vererek müzik dinlemeyi severim.
Müziğin yaşananları canlandırma etkisi vardır, bazen yürek sızlatacak kadar güçlü bir etki.
Müziğin yaşayanları canlandırma etkisi vardır, bazen yürek sızlatacak kadar güçlü bir etki.
Kendimi bildim bileli, şarkı söylerim, şiir okurum. Müzik hep tutkum oldu fakat mesleğim olacağını bilmiyordum.
Ben de kendi kendime, “Daha önce Çanakkale Türküsü’nün içine koyduğun şiiri, İzmir Marşı’nın içine koy, bir de güzel orkestra toparla!” dedim. Çok içimden gelerek, çok heyecan duyarak yaptım.
1979′un 29 Kasım sabahı dünyaya gözlerimi açtığım anda müzik için yazılmıştı kaderim belki de….Kim bilebilirdi Ankara’nın hasret kokan sokaklarından çıkıp gelecektim İstanbul’a, müzik uğruna… Ardımda bıraktıklarım mıydı içimde sızlayan o ilk otobüs yolculuğunda, yoksa yollarına düştüğüm bu koskoca kentin içinde ‘belki de yalnız kalacağım’ düşüncesi mi… Anılarımın bir intikamı mıydı sessizce gözlerimden düşen damlalar, yoksa geleceğime dair ektiğim başarı tohumlarını mı suluyordum her damlayla…