Türkiye'nin, Kürt sorununu uygar ve demokratik yöntemlerle çözmediği sürece hep güçsüz, dengesiz ve anti-demokratik olacağı artık iyice anlaşılmıştır. Türkiye'nin Kürtlere tüm haklarını eksiksizce vermesi bir zorunluluktur. Bu, uygar ve demokratik bir ülke ve uygarlıklar diyaloğunun saygın bir tarafı olmanın ilk koşuludur.
- Henüz kategori yok.
-
Fenerbahçe'de Başkan Adaylarından Sezon Öncesi Büyük T…20.05.2026
-
Dolar/TL'de Yükseliş Eğilimi: Jeopolitik Riskler ve Kü…20.05.2026
-
Yerel Yönetimlerde Gündem: Ünye'den Kiralama İhalesi D…20.05.2026
-
Kullanıcıları İkiye Bölen Instagram Şipşak Özelliği: D…20.05.2026
-
Bahçelievler Belediyesi'nden Kapsamlı Hizmet ve Yeni D…20.05.2026
-
AKOM'dan İstanbul'a 5 Günlük Yoğun Yağış Uyarısı: Haft…20.05.2026
-
Fuat Oktay'ın 'Yetki Belgesi' İddialarına Yönelik Sess…20.05.2026
-
Bruno Fernandes, Premier Lig'de De Bruyne ve Henry'nin…20.05.2026
-
Prof. Dr. Naci Görür'den Marmara Depremi ve Kentsel Dö…20.05.2026
-
Bayramda HGS ve Siber Tuzaklara Dikkat: Dolandırıcılık…20.05.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
#haklar
Dil, din, kimlik ve kültür siyasetin dışında olmalıdır. Bunlar bireyin ve toplumların kutsal haklarıdır. Ama Kürtçe ile ilgili bu kutsal hak gözetilmedi. Kürtçe okulda, kamu hayatında ve medyada yasaklandı. Yasaklandığı için de Kürtçe konuşmak bile sanki siyasi bir davranışmış gibi gösterildi.
Eğer demokratik standartların evrensel seviyeye çıktığı bir ülkede yaşıyorsanız “öteki” olmak size kanunlarla belirlenen bir takım haklar tanıyacağı için pek de sorun olmayacaktır. Ancak Türkiye gibi henüz demokratikleşme sürecini tamamlayamamış ve demokrasiyi sadece beş senede bir sandığa gidip oy vermekten ibaret sanan bir algıya sahipseniz, o zaman “öteki” olarak yaşamanın önünde birçok engelle karşılaşırsınız.
Eğitim eşitlikçi olsa da doğal olarak en iyi organize olmuşların üstünlüğünü arttırmaya yakındır. Ancak hakların eşitliği ilkesi bu üstünlüğe gerçek bir bağımlılığın oluşmasına karşı koruyucu olacaktır ve eğer her birey kendi görüşünü ortaya koymakta yeterince eğitimli kılınırsa ve bir diğerinin yargısına körü körüne yönelmezse sahip oldukları haklar yasa tarafından teminat altına alınmış olacaktır.
Hukuk her zaman bu hakları koruyan o kuralın ya da adalet ilkesinin adı olmuştur. Böylece doğal hukuktan bahsediyoruz.
Çoğunluklar ve azınlıklar, adalet sorunlarına karar verirken haklı olarak hiçbir şekilde dikkate alınamaz.
Size bir şeyi yapmayı yasaklayan bir yasanın bulunmayışı, sizin onu yapabilecek durumda olduğunuz anlamına gelmez.
Özgürlük ilkesi, bir kimsenin özgür olmamakta özgür olmasını gerektirmez. Bir insanın kendi özgürlüğünü başkasına devretmesine izin vermek özgürlük değildir.
Bir kişinin özgürlüğüne karışmak, sadece başkasına zarar vermesini engellemek içinse doğrudur.
Her insanın kendi kimliğinde mahfuz bir mülkiyeti vardır. Buna kendi dışında hiç kimsenin bir hakkı yoktur. Bedeninin emeği, ellerinin işi tamamen kendisine aittir.
Amerikalılar, silahları olan insanlara güvenmekten korkan diğer ülkelerin vatandaşlarının aksine, silahlı olma hak ve avantajlarına sahiptir.
Hakların "uzmanlar" tarafından formüle edildiği yerlerde özgürlüğün nasıl azaldığını görmek zorundaydım.
Herhangi Bir Ülkenin Milletleri Haklarını Anlar ve Korurlarsa, En Küçük Devlet En Büyük Ülke Kadar Güçlü Olacaktır.
Eğer 1810’da beyaz bir adama siyahların haklarının olup olmaması gerektiğini sorsaydınız büyük ihtimalle size gülerlerdi.