- Henüz kategori yok.
-
Çin'in Devasa Ağaçlandırma Projesi: Yapay Ormanların H…08.07.2026
-
Sağlık Bakanlığı 2026 Yılı Personel Alımı İçin Beklent…08.07.2026
-
Beşiktaş, Milli Yıldız Salih Özcan Transferini Resmen …08.07.2026
-
NATO Zirvesi'nde Grönland Gerilimi: Trump'tan Yeniden …08.07.2026
-
3I/ATLAS Kuyrukluyıldızı: Güneş Sistemi Dışından Gelen…08.07.2026
-
Golda Gıda, Başarılı Halka Arz Sonrası Borsa İstanbul'…08.07.2026
-
Trump ve Meloni Arasındaki Gerilim NATO Zirvesi Öncesi…08.07.2026
-
Ortadoğu Gerilimi ve Fed Beklentileri Doları Şekillend…08.07.2026
-
Dacia Striker Türkiye'de Üretilen İlk Model Olarak Tan…08.07.2026
-
NATO Zirvesi'nde Demokrasi Çıkışı: Rutte'den Türkiye'y…08.07.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
#güç
Geçmişte ve günümüzde tüm siyasetin sağlam bir şekilde tesis etmek açısından tek amacı vardır hükümdarların gücü ve böylelikle fakirlerin zenginler tarafından sömürülmesinin sağlanması.
Bir dağın kenarını parçalayabilecek her şey, kraliyet ailesinin veya kapitalist sömürücülerin (tekelciler) katıldığı yüksek sosyete partisine karşı kesinlikle etkili olmalıdır.
Boyunduruk altındakilerin iyi niyetten, beklentiden kaynaklanan gevşeklikleri, bunu takip eden sabra dayalı atalet, despotizmin en büyük dayanağı olmuştur.
Sovyet komiserleri söylendiği gibi kiliseleri yerle bir edip din adamlarını öldürüp inananları ipe göndereceklerse zaten Kızıl Ordu'nun bu savaşı kazanmak konusunda küçücük bir şansı bile yok demekti.
Adalet, bir demircinin elindeki güçlü çekiç gibi asılıydı dünyamızın üstünde. Bir süre demircinin havada kalan kolu, beklenmedik bir anda, hem de büyük bir güçle örsün üzerine iniverirdi.
Adalet, saf ve masum birinin kafasına inmeden önce durmasını da bilen güçlü bir elin tuttuğu koca bir balyoz gibi asılı dururdu dünyanın üstünde.
Beni şaşırtıyordu şu Almanlar. Amma ziyankârdılar ha! Böylesine acımasız, sefil bir dünyanın hâkimi olmak neye yarardı?
Böylesine sefil ve zalim bir dünya onun hakimi olmak için gösterilen bunca çabaya değer miydi?
Fethetme hakkının hiçbir ciddi temeli yoktur ve ancak en kuvvetlinin hakkı olarak tanınmıştır.
Bir toplumdaki en kuvvetli bile itaate ikna, şiddeti hak yapamıyorsa kuvvetini sürekli kılacak kadar kuvvetli değildir.
Dini ilkelerin tek hedefi, hükümdarların zorbalıklarını güçlendirmek ve milletleri bunlara kurban etmektir.