Rahmetli Uğur Mumcu, 12 Eylül Harekâtı'nın gerekliliğini başından beri savunmuş ve 12 Eylül 1980 öncesi Türkiye'nin içinde bulunduğu o korkunç durumu yazılarında dile getirmiştir.
- Henüz kategori yok.
-
Endonezya'da 7.4 Büyüklüğünde Deprem: Tsunami Uyarısı …02.04.2026
-
DNA Kanıtıyla Çözüldü: Ted Bundy, 51 Yıllık Cinayet Do…02.04.2026
-
Mart Ayı Enflasyon Beklentileri ve Kritik Açıklanma Ta…02.04.2026
-
Bodrum Masalı'nın Yıldızı Serel Yereli, Londra'da Sade…02.04.2026
-
TCMB Güncel Döviz Kurları: 1 Nisan 2026 Tarihli Veriler02.04.2026
-
Mart 2026 Enflasyon Verileri Açıklanıyor: Memur, Emekl…02.04.2026
-
A101 2 Nisan 2026 Aktüel Kataloğu: Teknolojiden Ev Yaş…02.04.2026
-
Türkiye 2026 FIFA Dünya Kupası'na Katılmaya Hak Kazand…02.04.2026
-
2 Nisan Burç Yorumları: Yıldızlar Sağlık, Aşk ve Kariy…02.04.2026
-
Ortadoğu'daki Çatışmasızlık İyimserliği Piyasaları Hız…02.04.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
#gazetecilik
Günlük gazete yazısı hazırlayan biri olarak her zaman anlaşılır olmaya çalışıyorum. (...) Yalın, ekonomik bir dil kullanmaya çalışıyorum ancak bazı şeyler olduğundan daha basit hale getirilmemeli.
Ben her şeyden önce gazeteciyim. Bir gazetecinin bir markanın reklamını yapmasını etik bulmuyorum.
İsterdim. Denerdim daha doğrusu ama gazeteler benim yazdığım yazıları yayınlayamaz. Güçleri yetmez. Gazeteciler şu an özgür değil.
Spor muhabirlerinden daha güzel soru sormak çok kolaydır, çünkü çok kötü soru sorarlar.
Kuşku duymayan, meraksız bir insanın hiç yanına yaklaşmaması gereken bir meslek gazetecilik. Gazetecilikte, kuşku duyanlar ve sonra da bu kuşkularının ortadan kalkması için çaba harcayanlar ayakta kalabilirler.
Anadolu'dan Mustafa Kemal'in sesi geldiği zaman, o zaman, kalbim doğrulup kalktı. Kuru dala yeniden öz su yürüdü, tomurcuk kurusu üzerinde kırmızı gül açtı. Akşam'ın üçüncü sayfasının başsütununu siper gibi kazıp içine yerleştim. Hainlik, tehlike, ıstırap, korku; orada göğüs göğüse bir kavganın bütün acılarını tattım. Yalnız bir acı nedir bilmem: Ümitsizlik duymadım. Günün fıkraları onlardır. Sonra ne geliyor? Zafer ve sevinç...
Kitabı okurken öyle bir hisse kapıldım ki, sanki Emin'in (Çölaşan) cebinde, benle ve Aydın Bey'le konuşurken ufak bir teyp vardı ve konuşmalarımızı banda alıyordu.
Gazeteciliğe intisabım babamın muhitinde bana arız olan yazı yazmak hevesi ile başlamıştır.
Her medya patronu ancak, gazetesindeki ya da kanalındaki en terbiyesiz medya mensubu kadar terbiyelidir.
Ne Aydın Bey ne de bir başkası, 'Bana hükümet baskı yapıyor,' diyemez. Ben olsam ben de diyemezdim, açık söyleyeyim.
Bence çalıştığınız yer bir gazete değildir. Sizin yayın organınızın sorusuna cevap vermeye tenezzül etmem.
Sayın büyükelçi öyle bir tablo çiziyorsunuz ki sanki Gazze güllük gülistanlık, bir yıl önce yerle bir edilmedi, o kadar insan çocuk ölmedi ve şu anda bu gidenlerde sanki Gazze'ye sadece İsrail'e karşı dünyaya propaganda yapmaya gidiyor. Size güvenmiyorlar sayın büyükelçi. Goldston raporunda belirtilen tespitler üzerine herhangi bir soruşturma ya da yargılama yapmayı düşünüyor musunuz? Kendi hükümetinizin ordunuzun içinde…
Bak Kamış kardeşim, Liberal görüşlü, dini bütün Zaman gazetesinin köşesini parsellemiş yazar sureti. Hayat senin kurguladığın gibi değil.
Ben sadece bir gazeteciyim. Konuşma, yazma özgürlüğüne sahip bir gazeteciyim. Washington Post gazetesi bana bir alan verdi ve ben de orada düşüncelerimi özgürce yazıyorum. Keşke bu fırsat bana kendi ülkemde verilseydi.
Bence dünyanın %90'ı gazetelerin ve medyanın son zamanlarda benimle ilgili fazla ileri gittiğine hemfikirdir.
Çünkü siz, biz gazeteciler olmadan bilinçsiz, şuursuz, öyle etrafta dolaşan bir güruhsunuz. Okuyun da biraz kendinize gelin !