Biz canlıların cehennemi gelecekte var olacak bir şey değil, eğer bir cehennem varsa, burada, çoktan aramızda; her gün içinde yaşadığımız, birlikte, yan yana durarak yarattığımız cehennem.
- Henüz kategori yok.
-
Milli Eğitim Akademisi Ek Atama Sonuçları ve Öğretmen …06.04.2026
-
Survivor Birleşme Partisi'nde Tarihi Buluşma: Deniz Se…06.04.2026
-
2026 Altın Fiyatları: Orta Doğu Gerilimi ve Faiz İndir…06.04.2026
-
Jeopolitik Rüzgarlar Bitcoin'i Uçururken, Uzmanlar Kri…06.04.2026
-
2026 İOKBS Bursluluk Sınavı: Sınav Tarihi ve Giriş Bel…06.04.2026
-
Bankalardan Emeklilere Nisan 2026 Promosyon Rekorları:…06.04.2026
-
Muğla ve Denizli'ye Yönelik Kapsamlı Su Yönetimi ve Al…06.04.2026
-
Egedesonsöz'den İzmir'in Dayanışma Gündemi: Askıda Yum…06.04.2026
-
Manchester United, Tonali Yarışından Çekildi: Orta Sah…06.04.2026
-
Fenerbahçe Opet Namağlup Şampiyonluğunu Taçlandırdı: H…06.04.2026
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
#felsefe
Gerçekliği algılamak bir yetenek işidir. Çoğu insanda bu yetenek yoktur ama belki böylesi daha iyidir.
İnsan hayatın zorunlulukları, ümitsizlikleri, yorum kabul etmez müthiş gerçekleri içinde düşkün, ağlamaklı, çaresiz kaldığı zamanlarda dünyayı, ömrü anlayacak kadar kültürü,muhakeme gücü varsa her şeyi küçümseyen bir gözle görmeye çare arayan bir filozof kesilir.
Mutluluk bir sanıdır. Bunu hiç kurcalamaya gelmez. Onu görünürde hak etmiş olanlar, bu sanı içinde yaşamayı bilenlerdir...
Mutluluk bir kuruntudur. Bunu saptamak için aydınlamaya uğraştığımız dakikada, bu devlet kuşunu uçurup mutlu olmadığımızı anlarız.
Kâinat içinde her zerre bir alem olduğu gibi, insanlıkta da her insan bir kâinattır.
Nefret... Nefret... Nefret... Ne yüksek bir duygu... Ama ne kadar çağırsak yardımımıza gelmiyor, bize kadar alçalmıyor, biz ona kadar yükselemiyoruz.
Tanrım, sen de, biz de, hayat da, ölüm de, varlıkların hepsi de birbirinden karmaşık; içinden çıkılmaz, anlaşılmaz yüksek bir bilmeceyiz.
Alemin kuruluşunun şaşırtıcı düzeni içinde öyle ufak tefek düzensizlikler var ki duygularımızı ve isteklerimizi doğuran tefsirlerin elinde biz zayıf birer oyuncak gibi kaldıktan sonra tabiatla insanlık arasındaki soruculuk ile soruya cevap vermek nasıl ayırt edilecek.
Biz kendi kendimizin sahibi değiliz. Hayat vakit vakit dönen ve başımızı döndüren bir sarhoşluğa benziyor.