#eleştiri

Türkiye, Avrupa’nın ve Batı’nın 1929 krizinden daha derin bir krize girdiği bu dönemde, 1930-50 yılları arasındaki hatalarını yapmamalıdır. Türkiye, o dönemde, sanıldığı gibi, milli ve kendi çıkarları doğrultusunda bir iktisat politikası izlememiş; tam aksine, kriz dolayısıyla devletçi (devletçilik kamu çıkarı demek değildir) ve tekelci, rantçı bir ekonomiyi öne çıkaran Avrupa’yı taklit etmiştir. Ama bu taklitçilik, özünde bize dayatılan bir sömürgeleştirme politikası idi.

Simide, suya zam yapılırken, gübre 1000 liradan 2000 liraya çıkarken, salça 14 liradan 40 liraya çıkarken, bu fındığın suçu günahı nedir ki 3 dolardan 2 dolara indi. Buna da sahip çıkılsın istiyor ve sesimizi duyurmak için bir aydır mücadele ediyorum. Fındık üreticisinin sesini duyurmak için gayret gösteriyorum. Bu basın açıklamasını geçen hafta yapacaktık. Sayın İçişleri Bakanımız, sayın valimiz dediler ki; ‘Erteleyin, TMO fiyat açıklayacak’. Bizim niyetimiz üzüm yemek, bağcıyı dövmek değil. Onun için erteledik. AK Parti Ordu Milletvekili Şenel Yediyıldız, sürekli televizyonlara çıktı beyanat verdi. ‘Pazartesi açıklanıyor, Çarşamba açıklanıyor, olmadı Cuma, olmadı haftaya’. ‘TMO fındığı alacak’ diye bağırıyordu. Biz de umutla TMO fındığı alacak diye bekledik.

Liste
Yükleniyor…