Türkiye, Avrupa’nın ve Batı’nın 1929 krizinden daha derin bir krize girdiği bu dönemde, 1930-50 yılları arasındaki hatalarını yapmamalıdır. Türkiye, o dönemde, sanıldığı gibi, milli ve kendi çıkarları doğrultusunda bir iktisat politikası izlememiş; tam aksine, kriz dolayısıyla devletçi (devletçilik kamu çıkarı demek değildir) ve tekelci, rantçı bir ekonomiyi öne çıkaran Avrupa’yı taklit etmiştir. Ama bu taklitçilik, özünde bize dayatılan bir sömürgeleştirme politikası idi.
Kategoriler
- Henüz kategori yok.
Son Haberler
-
Anthony Nwakaeme'den Trabzonspor'a Vefa Dersi: Süper L…06.07.2026
-
2026 KPSS Lise, Ön Lisans ve Lisans Başvuru ile Sınav …06.07.2026
-
Erling Haaland'ın Rekor Performansı, Sergen Yalçın'ın …06.07.2026
-
Öğle Namazı: İslam'da Gün Ortası İbadetinin Önemi06.07.2026
-
MEB'den LGS Tercihleri ve Okul Araştırması İçin Yenili…06.07.2026
-
İzmir Belediyeleri Dev Taşınmaz Satışlarını Sürdürüyor…06.07.2026
-
Bankaların Güncel Vadeli Mevduat Faiz Oranları: Yatırı…06.07.2026
-
Dünya Kupası'nda Siyasi Müdahale Krizi: Balogun Kararı…06.07.2026
-
Jordan Henderson Dünya Kupası Kutlamasında Ciddi Bilek…06.07.2026
-
Hamaney'in Cenazesi ve Savaşın Geleceği: İran'da Yükse…06.07.2026
Kişiler
- Tahir Musa Ceylan 534
- Abdülkâdir Geylânî 488
- Yalçın Küçük 436
- Recep Tayyip Erdoğan 253
- Adolf Hitler 252
- Schopenhauer 200
- Johann Wolfgang von Goethe 197
- Haruki Murakami 191
Liste
Yükleniyor…
Cemil Ertem
...gerçek anlamıyla, yeni, adil bir küresel düzen (Davosca söylersek; New Global Context) ancak Türkiye gibi ülkelerin Batı’nın, şimdiye değin, kana boğarak sömürdüğü Somali gibi ülkelere ulaşması ve Batı’dan ayrı olarak, yeni bir kalkınma paradigmasının ortaya çıkmasıyla olur.
Bugün Hindistan, Türkiye ve daha birçok ülkenin hükümetleri, merkez bankaları, Washington Consesus ile belirlenen ve yanlışlığı ispatlanmış ekonomi politikalarını tamamen terk etmelidir. Şimdi yalnız Davos’ta değil, tüm dünyada “one minute” demenin tam zamanıdır.